Tobias REHBERGER ve Jorge PARDO

Tobias REHBERGER ve Jorge PARDO

-TOBIAS REHBERGER ve JORGE PARDO-

Estetik açıdan ruhlarımıza hitap eden mobilya heykeller ve mekânlar yaratan bu iki sanatçı arasında seçim yapabilmek için yaptıkları işleri web üzerinden inceledim. Tobias Rehberger’in kullandığı formlar ve renkler yarattığı mekânlar üzerinde estetik güzellikle beraber karmaşıklık hissi uyandırıyor. Fakat Jorge Pardo yarattığı renkli alanlar ve mobilyalarla bir şeffaflık ve sonsuzluk hissi uyandırmaktadır. Karmaşıklık ve onu çözmeye çalışmak her zaman güzel sonuçlar doğurur bu açıdan Rehberger iyi bir rehber sanatçı olabilirdi. Her iki sanatçının çalışmalarını karşılaştırırken hangisinin yarattığı mekânda bulunmayı isterdim sorusunu kendime sorduğumda renkler, ışık ve estetiğin buluştuğu Pardo’nun mekânlarında ve mobilyalarında bulunmak istediğime karar verdim.

-JORGE PARDO-

1963 yılı Havana doğumlu, ‘’Furniture and Lighting Sculpture’’ alanında önemli bir sanatçı olan Jorge Pardo yarattığı mobilyalar ve mekânlarla yaşam alanlarımıza renk katıyor. Ürettiği bu sanat eserleri vasıtasıyla insanların hayatında renklerin, dokuların ve ışıkların ne kadar önemli olduğunu deneyimleyebiliyoruz. Jorge Pardo’yu tanımlayan bazı anahtar kelimeler var, bunlardan bazıları; güzel, dekoratif, estetik, manipülatif, fütüristik, fonksiyonel, alana özel ve ilham verici. Yarattıklarında gelecek, geçmiş, hayal ve tasarımı somut olarak görebilirsiniz.

Jorge Pardo, 1960’lar, 1970’ler ve 1980’lerin geç modernist dekorunu hatırlatacak şekilde pleksiglas, fayans ve kontraplak kullanarak, ancak son zamanlarda gözden düşmüş tasarım üsluplarına dayanan mimari iç mekânlar ve ürünler yaratmaktadır. Örneğin sanatçının organik şekillerde ve sarı-bej, kırmızı-kahverengi ve mavi payetle işlenmiş lambaları, çağın ‘çiçek gücünü’ akla getirmektedir. Bu örnekte olduğu gibi, sanatçı tüm çalışmalarında ‘yüksek sanat’ ile işlevsel tasarım arasındaki çizgiyi tamamen bulandırmaktadır. Pardo, New York’taki Dia Center for The Arts’ın lobisini yeniden tasarlarken yaptığı Project(2000) için, döşemelerle sütunları portakal, altın sarısı, limon, soluk mavi ve kireç rengindeki seramik fayanslarla kaplamıştı. Bu renkler, resepsiyon kısmı, bilet alma yeri, oturma alanı ve kitaplık gibi çeşitli kullanımlara ayrılmış alanları birbirine bağlıyor, böylece kurumun sanatsal olmayan işlevlerini birbirine uyumlu hale getiriyordu. Sanatçı bu sevimli renklerle koordine edilmiş mekânda, bir Volkswagen Beetle’ın tam ölçüde modelini de çıkarmıştı. Kahverengi kille yapılmış bu araba belli ki bir işe yaramayacaktı, dolayısıyla, onun yerine bize bir absürd duygu hissi vermek için, işlevsellik mitine tersten bir saygı gibi inceleyebiliriz bu durumu.

Modernist mimarlar ve tasarımcılar, hayatın, mekânların ve yapıların daha akılcı bir zeminde düzenlenmesiyle geliştirebileceği bir gelecek öngörmüşlerdi. Günümüzün ütopya hayalleriyse, şüpheye, ironiye ve doğrudan küçümsemeye kadar her şeye karışmış durumda. Sanatçılar daha iyi bir dünyanın hayalini kurmaya cesaret ettiklerinde bile, toplumsal değişimden ziyade bireysel eksende konuşmaya eğilim gösteriyorlar. Sonuç olarak, kararlılıkla ileriye bakmayı öngören bir hareket artık tarihin tozlu sayfalarının bir kısmına aittir. Ancak onların hayallerinin öldüğünü söylemek, hiç etkileri olmadığını söylemek değildir; sanatçı Jorge Pardo alanında kararlılıkla ileriye bakan ve radikal işler yapan nadir kişilerden biridir diyebiliriz. Geçmişte alanında fark yaratmış kişilerden etkilenmiş olan sanatçı, bana bu tahminlerimde yanılma payımın düşük olduğunu gösteriyor. En çok etkilendiği kişilerden üçü; Marcel Duchamp, Frank Lloyd Wright, Le Corbusier.

15.01.2015

Reklamlar
ZEYNEP GÜÇLÜTEN

ZEYNEP GÜÇLÜTEN

Karşılaştığım hayat dolu ve birbirinden güzel şapkaların tasarımcısı Zeynep Güçlüten, tasarladığım ”Yolda Olanlar” röportaj serisinde 7.konuğum oldu. Aslında master dersimin final çalışması için kendisiyle görüşmeye gitmiştim. Anlattıklarından etkilenince Yolda Olan birini daha buldum ve sizinle hemen paylaşmak istedim. Şapka yapmaya nasıl başladığını ve hayatıyla ilgili konuştuk. Her röportajımda olduğu gibi Serbest Köşe’de bir gelecek haritası çıkardık.

10299520_784410741578780_4037749048413180555_n

-SOHBET-

      Son dönemde şirketler de kişiye özel olmak için büyük çalışmalar yapmaya başladı. Modernliğin simgesi olan         şapkalara kişiye özel farklı yorumlar getiriyorsunuz. Şapka yapmaya ne zaman ve nasıl başladınız?

Yaklaşık 4 senedir şapka tasarlıyorum.  Daha öncesinde tekstil ve deri sektöründe kadın giyim üzerine çalışıyordum. Şapka tasarlamak bir arkadaş sohbetinde ortaya çıktı. Beni çok heyecanlandıran, sınırlarımı genişleten bir araç oldu. Araç diyorum çünkü üretmek bir yerde süzgecimde kalan şeyleri dışa vurmak benim için. Somut bir şeye ihtiyacım vardı. Şapka, kendimi ifade edebileceğim bir obje oldu.

      Yaratıcılık gerektiren bir hobi işiniz var. Siz yaratıcılığı nasıl tanımlarsınız?

Dış etkenler, iç etkenler, geçmişten, bugünden izler, gelecek hayalleri… Bunların hepsi herkeste olan kavramlar. Yaratıcılık bu noktadan sonra devreye giriyor. Tüm bu kavramlar sende bir dışa vurma isteği yaratıyor mu? İşte o istek yaratıcılık…

DSC07675

SERBEST KÖŞE:

İstediğimiz olumlu gelecekte yaşamanın yolu onu tasarlamaktır. Bir konuda gelecek haritası çıkarmanızı istesem aşağıdaki dört soru ışığında kısaca bize neyi anlatmak isterdiniz?

Konu ne?

Farkındalık

Konu çerçevesinde, ne değişiyor?

Bilginin kolay ulaşıldığı ve bilgi akışının son derece hızlı olduğu bir dönemde yaşıyoruz. “Son derece” sözün gelişi… Daha da hızlanacağına eminim.  Bu kadar çok ve hızlı bilgi farkındalığımızı düşürüyor. Fark etsek bile harekete geçme kabiliyetimizi düşürüyor.

Neden önemli?

Doğru veya yanlış olan herhangi bir şeyin farkında olmak ilerlemek veya durup sorunu çözmek için en önemli adım diye düşünüyorum. Dijital yaşamın fazlası bu yönümüzü baltalıyor. Dışarıda gerçek bir hayat var. Aslında gerçek paylaşım dışarıda… Özellikle bir şey üretiyorsanız; her ne olursa olsun; yavaşlayıp etrafına bir bakmak gerekiyor. Bir şeylerin sende iz bırakmasına izin vermen gerekiyor.

Nasıl olmalı?

Duyarlı olmalı, bazen baktığın pencereyi değiştirmeli, “İlk önce, acaba burada neyi eleştirebilirim diye değil, ne anlatmak istemiş olabilir?” diyebilmeli, günümüzde en zor şey olabilir ama birine veya bir şeye zaman tanımalı. Biraz yavaşlamalı

 

426871_379203898766135_1837272426_n

KISA KISA-

  • Hayatınızda en son, ilk defa yaptığınız şey neydi?

-İlk defa gondol’a bindim

  • Bir slogan, özlü söz veya motto’nuz var mı? nedir?

-Hayat bir gündür, o da bugündür

  • Geçmişle ile ilgili sizi etkileyen kitap ve film var mı bize önerebileceğiniz?

-Film: İngiliz Hasta – Anthony Minghella

-Kitap: Füreya – Ayşe Kulin

  • Girişimci dediğimde aklınıza ilk gelen kimdir?

-Nasuh Mahruki

  • Bazı basit soruların cevapları çok zordur, sizin basit sorunuz nedir?

-Mutluluğun resmini yapabilir misin?

  • Hatırladığınız ilk hayaliniz neydi?

-Bahçeli ahşap bir evde yaşamak istiyordum. Henüz gerçekleşmedi.

554906_471082742911583_289319876_n

  • Einstein ‘herhangi bir özel yeteneğim yok sadece tutkulu bir meraklıyım’ demiş. Sizin tutkunuz nedir?

-Yeni ve Yenilik

  • Hangi çizgi film karakterisiniz?

-Hiçbir çizgi film karakteriyle kendimi özdeşleştiremiyorum J

  • ‘eğer…’ le başlayan bir cümle kursanız, yaratıcılığımızı ateşlemek için ne söylerdiniz?

-Eğer daha özgür olsaydık..

  • Değişim, gelecek ve geçmiş gibi kavramları temsil eden şeyler nelerdir?

-Değişim=Su

-Gelecek=Işık

-Geçmiş=Saat

DSC07748

Ayrıca bu röportajı slideshare üzerinden de okuyabilirsiniz.

Zeynep GÜÇLÜTEN Hakkında:

Fatih CETİZ Hakkında:

 

LOUISE FREDBO NIELSEN

LOUISE FREDBO NIELSEN

Louise is a futurist at Future Navigator and she is my 6th guest for my ‘’on the roads’’ interview series. We talked about future navigator and her futurist perspective.

She won a big national prize for a paper on the future of the Danish innovation system. She can help you and/or your organisation to find your way in the confusion and identify the skills that you and your organisation needs in order to be head of the game in the future.

DSC07725

-CONVERSATION-

      You are working at Future Navigator as a futurist. If I describe your company as a solution shop, what               would you like to say about your job?

At Future Navigator we want to bring out the best in people. We will do everything we can to help you visualise your better tomorrow. The goal is to qualify your ability and foundation to create new meaningful concepts, services, and products, and select through a variety of great ideas. In short – using the future as a springboard for success – today. I help people use the future as their compass in order to be gasp-worthy and kick ass in the future.

I absolutely love to have the opportunity to create value for other people and help individuals as well as organizations get even better as well as ready for the future.

       What are the key points for the futurists?

Do you also dream of making stuff better? Being a positive difference? Creating the future? Be remembered for some really cool solutions? And moving from more to better? Well, then you might be a futurist at heart.

One of the most important things when working as a (aspiring) futurist is to be curious.

And to embrace what you see coming – whether it is scary, exciting, welcomed or annoying. Look at the trends and transformations that are happening all around you all the time and try to map them. Then build some scenarios (just small ones in the beginning – you can even to it with Lego brigs to make it even more fun) and thing about what you can make of that. You can ask yourself questions like “what could these developments and trends change?” “Who will they influence?” “How will they change the way we work/live/interact?” “What is it that we do not know?”

If you want to start spotting your own trends, you can take a look at Future Navigator’s Trendspotting Guide.

2014-03-02 12.37.33-1

Nowadays, shared working environment trend is rising unlike in a typical office environment. According           to some futurists, we will not work at classic offices in the future. This trend also helps mobile life. What           do you think about coworking spaces? What are your foresights about that?

In the future our working environment is going to change as lot due the all the electronic devices that make it possible for us to work anytime and from everywhere. But interestingly enough what we see is also that even though gadgets, phones and computers make it possible for us to interact online without actually being together, we are still building bigger airports and the office-cooperatives are blooming around the world- cause people also need to meet each other and interact in real life. But in the future we are going to customize our workdays way more than we see today because we have all these technological possibilities– and the wage-earner culture where you have one job from crib to cradle is totally dead!

DSC07675

-FREE CORNER-

The way of living in the positive future lies beneath designing it. What would you say if I wanted you to make me a future map on a topic based on the four questions below?

   What is the topic?

The need for entrepreneurship among young people

   Within the subject, what is changing?

The labour market is changing dramatically. Young people today are probably going to reinvent themselves 5,6,7,8,9 times or more during their work lives. Futurists predict that in 2030 2 billion jobs have disappeared due to automation and the exponential development of technology. But that being said, the good news is that the majority of the jobs that people will have in the future do not exist yet – so we can play a role in creating them ourselves, it we want.

In the future we will likely switch between different jobs, between being permanently employed, being freelancers, taking breaks to recharge at the Bahamas and starting our own companies. You can have your own company while being permanently employed at a large company and you do not have to be anything for all of your life. Because of the changes to the labour market that gets much more flexible

   Why is it important?

Because the labour market is changing so dramatically, it is so important that young people also see entrepreneurship as a possibility. I would love to plant a seed in other young people that entrepreneurship is one way to go – a way where we can create our own dream jobs, make a difference and create BETTER growth (as opposed to the out-dated paradigm of MORE).

   How is it supposed to be?

That everybody truly has the belief that of cause they can start their own company if they want to – and succeed even though people around them might tell them that they cannot to exactly that!

eggs-easter-colorful-sweet

-SHORTLY-

  • When was the last time you did something for the first time?

I talked over a thousand people at future day

  • Do you have a motto? What is it?

Never let fear stop you from doing what you really want

  • Do you have a book and a movie that is about the future which you would like to suggest to us?

Book: Flash Foresight-Daniel Burrus

Movie: Star Wars

  • When said ‘entrepreneur’ who comes to your mind?

Danish woman called Soulaima Gourani

  • Some simple questions have difficult answers. What is your simple question?

What are you seeing yourself in 5 years?

  • Einstein said ‘’I have no special talent. I am only passionately curious.’’ What is your passion?

Help young people..follow future dreams..

  • Which animated film character are you?

Old Men in the animated movie ‘’UP’’

  • If you were to begin a sentence with ‘’if’’ ,what would you say to ignite our creativity?

What if I had all courage in the world?

  • Who are the futurists?

Everybody 🙂

Also you can read this interview on slideshare.

Louise-kvadratisk_web

About Louise Fredbo:

20140202_195313
About Fatih Cetiz:
AYSE BIRSEL

AYSE BIRSEL

One of the most famous designer Ayse Birsel, she is my 5th guest for my ”on the roads’’ interview series. We talked about design, her interests and her perspective on design technics. I also got some suggestions from her for you.

We live in an era where knowledge and knowledge mining are trending. Now, she has a designing and an innovation factory. Most importantly, while today and the future are based on technology,however she is focusing on human in her factory.

DSC07718

-CONVERSATION-

One of your innovation techniques is DE&RE. How and where did you come up with this idea? What in your life made you invent this idea?

I realized that I work in a specific thinking method while I design a product.  I saw that I have this pattern that I repeat by instinct. And it had a different essence. I wanted to put it into writing and turn it to a concrete technique, when I was experimenting whether I would be able to do it or not, this deconstruction & reconstruction technique consisting of four stages, was created. A technique that I bare, which is based upon my experience. Formerly it was only something that I knew whereas right now I can share it with others; teach it to others; to my students, my colleagues, my clients… and we apply it together. While designing lives, it became something that teaches to people who know nothing about design. So frugal, so simple yet the outcome is that much dense and enthusiastic.

We now live in a world where consultancy has regularities and what you do is so precious considering its uniqueness. Officially registered creative thinking and innovation technique DE&RE is almost like the puzzles which we are all familiar with from our childhood.  Could you please tell us how it works?

You can apply it on anything; to the product, to a business organization, and to your life. This technique, DE&RE is based on distorting something, changing your perspective of it and reconstructing it. Determining the subject, fragmenting it, and while doing the fragmentation you start to overcome your prejudice. Then, you look at the fragments and try to think and understand the pieces that you have to change, how to change, and the things that missing. This then causes you to change your perspective. Here, we use some design tools such as metaphor. It enables you to be aware of the different approaches you can make with the things you already have. You find the answer to the question; how can I reconstruct these things I already have. When the main idea is formed you turn that product or a strategy into your life style. And then the work that will lead to the solution will be presented to you.

fotograf 3

Future is always vague, and the past is always a good place to learn lessons. The past, the present and the future are linked concepts, and we create various scenarios for the future. What do you think about the futurism trend and futurism?

That is also a design. Not a product design but an opinion design. The same applies to the product; you don’t know what’s going to be happening in the future but you make a prediction based on the facts that you know from the past and the present and you create a new product. Since you make that prediction based upon your knowledge, you try to base it on an established platform. It’s almost as if like a prophecy. You don’t neglect the things that you know yet you create something new out of it.

I have something else that I am curious about other than business design. Centuries ago, architecture of the cities were standing out. Especially the developing countries do not have this kind of a concern. That is why we are living in these aesthetic lacking concrete buildings which in my opinion are causing a decrease in our creativity. What do you think about this?

I do not believe that we can change this new perspective. Architecture was a form of expression in the past. Today, this expression is present in the virtual world. That’s why people are investing a lot less to the real world in addition to spending diminished amount of time. When I think about the past; marbles etc. those were some long-term investments that were nicely built with great amount of hard-work, material and effort. We still do have them however; it is as if like they don’t have to be present in the future, creativity has shifted to different places.  For example we have opinion architecture, entrepreneurship, and great deal of expansion in social media. Facebook for example, Google, twitter these are today’s architecture in some way. This concerns me a little, we want the old way but today’s reality does not let it happen. If that is the case, we should be concentrating on where to use our creativity. Maybe this is a transition, like the revolution with printers, the revolution in products are enabled with 3D printers. In the future, buildings that were built by them may be created. And we may be in a transition period right now. It excites me when I think this way.

DSC07675

-FREE CORNER-

The way of living in the positive future lies beneath designing it. What would you say if I wanted you to make me a future map on a topic based on the four questions below?

What is the topic?

3D printing

Within the subject, what is changing?

When the printers at our homes started to be a part of our lives, each one of us started to be content generator. When we were only capable of doing this 2D, with this new technology we are preparing to produce 3D object in our homes which is something incredible. This change will probably have enough power to transform the whole chain of production.

Why is it important?

With this technologic move, we can all become designers. It is as if like people are returning to their original being. Everyone used to create their own chair, plate, and sew their own sunshade. With this technology we are going to return to our original selves. The opportunity of being creative will be presented for the interested ones and the others would be able to produce as much as they need. For instance when a glass is broken, consumer will be able to re-create it in a short period of time and the producers will not need to balance the supply and demand issue.

How is it suppose to be?

It is suppose to be quick 🙂

cup1

-SHORTLY-

When was the last time you did something for the first time?

To get on the stage and dance, in a conference.

Do you have a motto? What is it?

My life is my most important project.

Do you have a book or a movie that is about the future which you would like to suggest to us?

Film: Brazil – Terry Gilliam

Book: Michio Kaku – The Future of the Mind

When said ‘entrepreneur’ who comes to your mind?

My friendsJ John Zapolski…

Some simple questions have hard answers. What is your simple question?

Do you love me?

What was your first dream that you remember?

I dreamt about Roman horse-drawn vehicle’s in Ephesus.

Einstein said: I have no special talent. I am only passionately curious.” What is your passion?

To think differently; in order to reach the solution…

Which animated film character are you?

The girl named Chihiro in the animated movie Spirited Away by Hayao Miyazaki.

If you were to begin a sentence with “If…” what would you say to ignite our creativity?

If I were fearless..

If you were to choose an object for change, what would it be?

I would choose Google.. “always same, always different”

Also you can read this interview on the slideshare.

Ayşe BİRSEL:

Fatih CETİZ:

 

AYŞE BİRSEL

AYŞE BİRSEL

Dünyaca ünlü ödüllü tasarımcı Ayşe Birsel, tasarladığım Yolda Olanlar röportaj serisinde 5.konuğumdu. Tasarım dünyası, merakları ve işleri üzerine konuştuk, tavsiyeler de aldım sizler için. Bilginin ve bilgi madenciliğinin ön planda olduğu bir yüzyılda tasarım ve inovasyon fabrikası var. En önemlisi günümüz ve gelecek teknoloji odaklıyken temelinde insan olan işler yapıyor bu fabrikada.

Devamı röportajda saklı 🙂

DSC07718

-SOHBET-   

Herkesin haberdar olmasını istediğim bir inovasyon yönteminiz var..DE&RE. Bu iş fikri nerede ve nasıl çıktı? Hayatınızda bunu yaratmaya iten sebepler neydi?

Ben ürün tasarlarken belli bir birikimden sonra belirli bir düşünce sistemi içinde çalıştığımı fark ettim. İçgüdüsel olarak işlerimde tekrar ettiğim bir yöntem olduğunu gördüm. Ve farklı bir tını vardı içinde. Onu kâğıda dökmek ve somut bir yöntem haline çevirmek istedim, bunu yapabilir miyim diye çalışmaya başladığım zaman bu dört basamaklı deconstruction & reconstruction dediğimiz yöntem ortaya çıktı.

Benden gelen, ben böyle düşünüyorum diye çıkan, benim tecrübemden çıkan bir yöntem. Eskiden sadece ben bilirken şimdi başkalarıyla paylaşabiliyorum, başkalarına öğretebiliyorum; öğrencilerime, ekibime, müşterilerime.. Ve beraber uyguluyoruz. Hayatı tasarlarken de hiç tasarım bilmeyenlere bile öğretir seviyeye geldi.  Çok sade, çok basit ama sonuçları da o derecede dolu ve enteresan.

Danışmanlık dünyasının sıradanlaşmaya başladığı bir dönemde sizin yaptığınız iş çok değerli. Tescilli yaratıcı düşünce ve inovasyon yöntemi DE&RE, bizim çocukluktan aşina olduğumuz YAP-BOZ’un tersten okunuşu. BOZ-YAP tasarımının nasıl çalıştığını bize kısaca anlatır mısınız?

Her şeye uygulayabiliyorsun; ürüne, iş organizasyonuna, hayatına da. Herhangi bir şeyi bozup, bakış açını değiştirip yeniden yapabilmek var temelinde DE&RE’nin. Konuyu belirleyip, parçalarına ayırıyorsun, bu parçalara ayırma işlemi sırasında önyargılarını da kırmaya başlıyorsun. Sonra ayırdığın parçalardan hangisini değiştirmeliyim, nasıl değiştirmeliyim, ne eksik ne fazla onları düşünmeye itiyor ve bakış açını değiştiriyorsun. Burada metafor gibi bazı tasarım araçlarını kullanıyoruz. Elinde olan şeylerle farklı nasıl çözümler elde edeceğini fark ettiriyor. Elimde olanları başka şekilde nasıl bir araya getirsem sorusuna cevaplar buluyorsun. Ana fikir çıktığı zaman ya bir ürün ya bir strateji ya da bir yaşam biçimi haline dönüştürüyorsun.  Ve sizi sonuca götürecek çalışmalar çıkıyor.

fotograf 3

Gelecek her zaman belirsiz, geçmiş ise ders almak için güzel bir mecra. Geçmiş, bugün ve gelecek kavramları birbirine bağlı 3 parça.. ve bunlar üzerinden gelecek için olası senaryolar yaratıyoruz. Fütürizm akımına ve fütürist düşünceye sizin bakış açınız nedir?

O da bir tasarım. Ürün tasarımı değil bir fikir tasarımı. Ürün için de aynı şey geçerli, gelecekte ne olacağını bilmiyorsun ama geçmişi ve günümüzde olan bilgileri kullanarak bir tahminde bulunuyor ve yeni bir ürün çıkarıyorsun. O tahmini de bilgiler doğrultusunda yaptığın için sağlam veriler üzerine oturtmaya çalışıyorsun. Aslında bir kehanette bulunuyorsun. Bildiklerinizi yok saymıyorsun ama onlara bir tepki olarak yeni bir şey ortaya çıkartıyorsun.

İş tasarımı dışında merak ettiğim bir konu daha var. Bizden önceki yüzyıllarda şehir mimarisinde sanat ön plandaydı. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, bugün aynı estetik kaygıyı taşımıyor. Bu sebeple beton yığınları arasında kayboluyoruz ve bunun bizim yaratıcılığımızı da engellediğini düşünüyorum. Siz bu konuya nasıl bakıyorsunuz?

Bu yeni bakış açısını şu an için değiştirebileceğimizi düşünmüyorum. Mimari eski zamanın ifadesiymiş. Bugün o yaratıcılık sanal dünyada söz konusu. O yüzden insanlık fiziksel dünyaya gittikçe daha az yatırım yapıyor, daha az zaman harcıyor. Eskiyi düşündüğün zaman mermerler, taş işçiliği..hakkıyla yapılan mimari uzun vadeli bir yatırım olarak çok güzel malzemeler ve işçilikle yapılan çalışmalarmış. Bugünün içinde var ama gelecekte olması gerekmiyormuş gibi, yaratıcılık farklı yerlere kaymış durumda. Mesela düşünce mimarisi var, girişimcilik var, sanal dünyada inanılmaz bir açılım var.  Mesela facebook, google, twitter bunlar da günümüzün mimarisi ama aynı anlamda değil. O beni biraz dertlendiriyor eskisi gibi olsun istiyoruz ama bugünün gerçekleri buna izin vermiyor. Madem öyle biz nerede yaratıcılığımızı kullanabiliriz ona bakmalıyız. Belki bu bir geçiş dönemi, nasıl printerlarla bir devrim oldu, ürün de devrim 3d printerlar sayesinde oluyor. Gelecekte kendi kendini yetiştiren binalar çıkabilir. Biz şu anda ara geçiş döneminde olabiliriz. Bu şekilde düşününce yeniden heyecanlandırıyor insanı.

DSC07675

-SERBEST KÖŞE-

İstediğimiz olumlu gelecekte yaşamanın yolu onu tasarlamaktır. Bir konuda gelecek haritası çıkarmanızı istesem aşağıdaki dört soru ışığında kısaca bize neyi anlatmak isterdiniz?

Konu ne?

3D Printing

Konu çerçevesinde, ne değişiyor?

Evlerimizde printerlar hayatımıza girmeye başladığında, hepimiz birer içerik üreticisi olduk. 2 boyutta üretebilirken, bu teknoloji sayesinde evimizde 3 boyutlu objeler üretebileceğimiz bir dünyaya hazırlanıyoruz, muhteşem bir şey. Bu değişim bütün üretim zincirini değiştirebilecek güce sahip olacaktır.

Konu, neden önemli?

Bu teknolojik hamle sayesinde hepimiz birer tasarımcı olabiliriz. Bir nevi insanın özüne dönüşü gibi olacak. Eskiden herkes kendi sandalyesini, tabağını, çanağını yapar kendi perdesini dikermiş. Bu teknolojiyle kendimize yeniden döneceğiz. Yaratıcı olmak isteyenler için imkân önlerine sunulmuş olacak, yaratıcı olmak istemeyenler de ihtiyacı olacak kadar üretecek. Örneğin bardak kırıldığında, tüketici aynısını kısa bir süre içinde üretebilecek. Üreticiler de arz-talep arasında bir denge kurmak zorunda kalmayacaklar.

Nasıl olmalı?

Çabuk olmalı 🙂

cup1

-KISA KISA-

  • Hayatınızda en son, ilk defa yaptığınız şey neydi?

-Bir konferansta sahneye çıkıp dans etmek

  • Bir slogan, özlü söz veya motto’nuz var mı? nedir?

-Hayatım en büyük projem

  • Gelecek ile ilgili sizi etkileyen kitap ve film var mı bize önerebileceğiniz?

-Film: Brazil –Terry Gilliam

-Kitap: Michio Kaku – The Future Of The Mind

  • Girişimci dediğimde aklınıza ilk gelen kimdir?

-Arkadaşlarım 🙂 John Zapolski..

  • Bazı basit soruların cevapları çok zordur, sizin basit sorunuz nedir?

-Beni seviyor musun?

  • Hatırladığınız ilk hayaliniz neydi?

-Efes harabelerinde Romalıların atlı arabalarını hayal ederdim.

  • Einstein ‘herhangi bir özel yeteneğim yok sadece tutkulu bir meraklıyım’ demiş. Sizin tutkunuz nedir?

-Farklı düşünmek; çözüme gitmek için..

  • Hangi çizgi film karakterisiniz?

-Hayao Miyazaki’nin animasyon filmi Spirited Away baş karakteri Chihiro adlı kız.

  • ‘eğer…’ le başlayan bir cümle kursanız, yaratıcılığımızı ateşlemek için ne söylerdiniz?

-Eğer korkmasaydım..

  • Değişim için bir obje seçseniz, bu ne olurdu?

-Google seçerdim..’’hep aynı, hep farklı’’

Röportajı slideshare üzerinden de okuyabilirsiniz.

Başka bir röportajda görüşmek üzere 🙂

Ayşe BİRSEL Hakkında:

Fatih CETİZ Hakkında:

Basak SENGUL

Basak SENGUL

CNNTürk’ün başarılı spikeri Başak ŞENGÜL tasarladığım ‘’Yolda Olanlar’’serisinde 4.konuğumdu. Gelecek ve bilgi dünyasına küçükbir ışık tuttuk. Biraz daha onu tanımak için de Kısa Kısa soruları sordum.Başak hanım, başarının tanımı kendinde saklı olan kişi, empati yeteneği kuvvetli ve kendinizi yanında çok iyi hissediyorsunuz.

Başak hanım’ı anlatmak için Her Şey Sende Gizli şiirinden alıntı yapacağım:

Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın,

Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.

Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü,

Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.

İşte budur hayat!

İşte budur yaşamak..

Ve şimdi sorular-cevaplar 🙂

  • Son 10 yılda hızla gelişen ve online olarak birbirine bağlanan dünyada bilgi kirliliği hızla yayıldı. En popüler yanlış yeni haber merkezi de ‘’Twitter’’. Bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Hepimiz iyi bir bilgi madencisi mi olmak zorunda kalacağız gelecekte?

İlk yaygınlaştığı dönemde twitter ve benzeri platformlar bildiğimiz anlamda medyaya rakip olarak görüldü. Sadece bu mecraların değil internetin bütünüyle hızla gelişmesi yazılı basının sonunu getirecek deniyordu. Ama zaman bu teorilerin pek de gerçekçi olmadığını gösteriyor bize. Bir örneğini hemen aktarayım: 2012 yılının sonlarında matbu yayıncılıktan çekildiğini açıklayan Newsweek, bu kararını ancak bir yıl sürdürebildi. Ünlü haber dergisi, bu yıl tekrar baskıya geçme kararı aldı.

Yeni haber merkezimizin Twitter olamayacağı da iyice anlaşıldı sanırım. Zira en kritik dönemlerde bu tür sanal platformların bazıları tarafından manipülasyon ve dezenformasyon aracı olarak kullanıldığı net bir biçimde görüldü. Türkiye için değerlendirecek olursak; Gezi protestoları ve 17 Aralık operasyonu sonrasında kutuplaşan toplumun bir yansıması var Twitter’da.. Propagandaların havuzuna dönüştü. Ve bu sebeple de gerçek haber merkezlerinin ve bağımsız medyanın önemi tersine daha da arttı. Doğrusu ne? Hangi haber gerçek? Twitter’da yayılanlardan hangisi yalan? Bunlar için insanlar dönüp gazetelere; internetteki haber sitelerine ve televizyonlara bakıyor. Medyada gazetecilerin, habercilerin sorgulanabilirlikleri; etik kuralları ve sorumlulukları vardır.. Kimileri buna da kuşkuyla bakıyor olabilir ama özetle durum bu..

Bilgi madencisi mi olacağız bilemiyorum ama iyi bilgi için iyi süzgeçler; filtreler kullanmamız şart.

  • Müşteri-Satıcı ilişkisiyle bakarsak, sizin müşterileriniz Türk halkı. Programlarınızı gündeme göre mi oluşturuyorsunuz? Yoksa gündem yaratmayı tercih mi edersiniz?

Aslında bundan bir kaç yıl öncesinde gündemde yeterince öne çıkamayan ama halkın dikkatini çekmek istediğimiz meselelere yönelip o konunun konuşulmasını sağlamayı tercih ediyorduk.. Ama artık Türkiye gündemi bizi önüne katıp sürüklüyor. Bizim dünyamız son dönemde Türkiye’nin farklı kesimleri arasındaki mücadele ve kavgayı takip ederek çözümlemeye çalışmaktan ibaret oldu.. Yine de elimizden geldiğince hepimiz için ciddi sonuçlara olacak sorunlara işaret etmek için çabalıyoruz. Soruşturmalar, operasyonlar, emniyet ve yargıda görev değişimleri; paralel devlet tartışmaları yaşanırken biz ” Heeyy bakın! Barajlardaki su rezervi giderek azalıyor; susuz kalabiliriz..” diyerek dikkatleri çekmeye çalışıyoruz.. Durumun vahim olduğunu anlatmaya fark ettirmeye çalışıyoruz.. Dünyamız böyle dönüyor..

  • Başarılı bir spikersiniz, program sunuyor ve hazırlıyorsunuz. Bilinenin dışında kendi işinizi nasıl tanımlarsınız?

24 saat haber bağımlısı olmak.. Üstelik bunu bitmek bilmeyen bir merakla yapmak. Ancak son günlerde bizim meslektekilere moda tabirle bir “tükenmişlik sendromu” gelebilir. Çünkü gündeme yetişebilmek için uyumak dışında sürekli takipteyiz. Haber kanallarında çalışan haberciler için bunu söyleyebilirim. Lego gibi her bir gelişmeyi öğrenip önümüze gelen tabloda uygun yere oturtabilmeli ve izleyiciye anlatabilmeliyiz.

  • Geçmiş, Bugün ve Geleceği nasıl tanımlarsınız?

Geçmiş: Bugünkü koşulların..

Bugün:Geleceğinin yatırımı..

Gelecek: Bugün yaptıkların ve attığın adımlar..

  • Mesleğinizde gelecekte önünüze çıkacak engeller nelerdir? Nasıl önlemler alıyorsunuz?

Hayatta her şey olabilir; ama önüme şu engel bu engel çıkarsa diye düşünmek şimdiden gelecekle hesaplaşmak gibi.. Gerçekçi düşünmek önemli ama karamsar olmamak lazım.. İşimi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum; yeteneklerim doğrultusunda farklı açılımlar üzerinde de düşünüyorum ama geleceğe engeller koymuyorum bugünden.. Engeli aşmak için görüp tanımlamak ve öyle çözmek lazım.. Fırtına hiç beklemediğin yerden esebilir.. Hepsi hallolur..:)) Sağlık engeli olmasın yeter!

SERBEST KÖŞE

İstediğimiz olumlu gelecekte yaşamanın yolu onu tasarlamaktır. Bir konuda gelecek haritası çıkarmanı istesem aşağıdaki dört soru ışığında kısaca bize neyi işaret etmek isterdin?

  • Konu?

İletişim

  • Ne Değişiyor?

Artık insanlar arkadaşları ile ailesi ile bir toplantıda ya da yemekte sanal alemden kısa süreliğine bile olsa kopamıyor. Bu garip bir değişim. Gerçeklik algısından koparan; yüz yüze iletişimi baltayan ve üstelik de bağımlılığa doğru ilerleyen bir sorun gibi.. Bunu son dönemde sıklıkla görmeye başladım. Bir de sürekli o anı yaşayıp tadını çıkarma peşinde koşmaktan çok “Twitter”da “Instagram”da orada burada paylaşma kaygısı var.

  • Neden Önemli?

İnsan ilişkileri değişiyor yani. Ve galiba pek de olumlu bir yönde değil. Derinlik ve paylaşım kayboluyor gibi. Yeni bir hale bürünüyor. Çabuk sıkılma; çabuk tüketme; birbirini dinlememe sonuçlardan bazıları.

  • Nasıl Olmalı?

En azından günde bir kaç saat sanal mecralardan uzak kalmaya çalışmak bu girdaba tamamen kapılmayı önleyecek başlangıç adımı olabilir

KISA KISA:

  • Hayatınızda en son, ilk defa yaptığınız şey neydi?

-Yamaç paraşütü

  • Bir slogan, özlü söz veya motto’nuz var mı? nedir?

-İnanırsan başarırsın.. İyilik yap iyilik bul..

  • Fütürist olduğunu düşündüğünüz kimler var?

-Jules Verne; Atatürk; Isaac Aimov; Arthur Clarke

  • Gelecek ile ilgili sizi etkileyen kitap-film-söz var mı? 

-Film: Oblivion ve Children of Men “Son Umut”

Kitap: Ender’in oyunu serisi  ve Yaban Diyarlardaki Yabancı

  • Girişimci dediğimde aklınıza ilk gelen kişiler kimdir?

-Bill Gates, Steve Jobs

  •  Bazı basit soruların cevapları çok zordur, sizin basit sorunuz nedir?

-Mutlu musun?

  • İlk hayaliniz neydi? Gerçekleştirdiniz mi?

-Galiba kedim olmasıydı.. Oldu..

  • Einstein ‘herhangi bir özel yeteneğim yok sadece tutkulu bir meraklıyım’ demiş. Sizin tutkunuz nedir?

-Benim tutkum da merak.. Küçükken bol bol çekmeceleri çantaları karıştırırmışım; soru sorarmışım 🙂 Soru sorma ve cevap arama tutkusu devam ediyor..

  • Hangi çizgi film karakterisiniz, neden?

-Heidi.. Doğada çok mutlu olduğum için..

  • ‘eğer…’ le başlayan bir cümle kursanız, yaratıcılığımızı ateşlemek için ne söylerdiniz?

-Eğer ölüm olmasaydı ne yapardık; dünya nasıl bir yer olurdu?

Şimdilik bitti 🙂 Başka bir röportajda görüşmek üzere..

Ayrıca bu röportajı slideshare üzerinden de okuyabilirsiniz.

7e2b18b48b1a189143bc9c8a92f7c64d

Başak ŞENGÜL Hakkında:

Rana ÖZSEKER

Rana ÖZSEKER

Tasarladığım ‘’Yolda Olanlar’’ röportaj serisinin amacı geçmiş, bugün ve geleceğin farkında olmaktır. Bu seriyle Girişimcileri ve Fütüristleri daha fazla bilgilendirmek istedim.

Sn.Rana ÖZŞEKER tasarladığım ‘’Yolda Olanlar’’ serisinin üçüncü konuğuydu. Bu keyifli sohbeti size kelimelerle anlatmak biraz zor olacak. Röportaj sırasında orda olmanızı çok isterdim. Değişim Yönetimi üzerine çalışan Rana Hanım aynı zamanda X kuşağından başarılı bir girişimci.

Ayrıca sevgili Seray NASIRLI’ya desteklerinden dolayı çok teşekkür ederim. Ve sizi röportajımız la baş başa bırakıyorum.

  • Trendler, yeni gelişmeler, sistemler bizi bir kalıbın içinde düşünmeye zorluyor. Kutunun dışında düşünmek için neler yapmalıyız? Yaratıcı düşünme için önerileriniz nelerdir?

“Gelecekte şu şekilde olacak.” söylemini kullandığınızda, insanlara bir şeyleri empoze etmeye başlıyorsunuz, sınırlar koyuyorsunuz, insanlar ister istemez gelecekte olacak şeylere göre yönlenmeye başlıyorlar. Bunun örneğini eğitim dünyasında da görüyoruz. Örneğin, Türkiye’de Endüstri  Mühendisliği Bölümü ile ilgili talep de bu şekilde başlayan bir akım. Trendler insanların neyi tercih ettiği ile alakalıdır.

Biz her zaman bugünü ölçebiliyoruz, bugünün şartları ile yarını değerlendiriyoruz. İlk sormanız gereken bugünkü şartlar değiştiğinde bu trendler nasıl olacak(?). Bunu yaparsanız kutunun dışına çıkmaya başladınız demektir. Yaratıcılığı tetikleyen şeyin sorular olduğuna inanıyorum. Doğru soru sormayı öğrenmek gerekir.

Şu an hepimizin yapmaya çalıştığı şey cevaplar bulmak, trendler cevaplar aslında. Soruları ön plana almalı. Bence sorular sizi sınırlandırmaz yönlendirir. Eğer bir trend, gelecekte ünvanların önemli olmadığını söylüyorsa ve siz ya değilse, ya birisi bir yerde yanılmışsa diye düşünüyorsanız muhtemelen doğru yoldasınız. Hayatın her alanına 5 yaşındaki bir çocuğun merakıyla, şaşkınlığıyla ve  hayranlığıyla yaklaşıyorsanız, yaratıcılık da bununla başlayacaktır.

  • Şirketler veya bireyler danışmanlık aldıktan sonra, hızla eski monotonlukları-na dönebiliyorlar. Bunu önlemek için neler yapılabilir?

Önemli bir soru. “Biz danışmanlık alıyoruz, parasını veriyoruz ama pek de faydasını görmüyoruz.” diyen kişiler, kurumlar olabiliyor. Buradaki yaklaşım hatası danışmanların sadece bilgi vermeye odaklanması. İnsanlara sadece bilgi verirseniz alır ve bilgiyi depolarlar. Bilmek, bilgi sahibi olmaksa her zaman yapmak anlamına gelmez.

Bu konuyla ilgili Sindrella Masalı iyi bir metafor olarak kullanılabilir. Nasıl ki Sindrella gece 12’de Külkedisi’ne dönüyorsa, bizlerin de saf bilgiyle ve davranış değişikliğine yol açmadan attığımız adımların geriye dönüşü kaçınılmazdır. Davranış değişikliği olmayınca insanlar değişimi sürekli kılmakta zorlanırlar. Değişim için yola çıktıktan sonra eski hale dönmek istemiyorsanız değişim kültürüne inanmalısınız.

  • Harvard Business Review-HBR Dergisi Ekim Sayısı’na göre danışmanları zor bir dönem bekliyor. Büyükler içindeki danışmanlık şirketleri online uygulamalarla danışmanlık vermeye başlıyor. Harici hukuk bürolarının ya da şirketlerinin başına gelen değişim, danışmanlar için de geçerli olur mu?

Bu konuda hukuk bürolarındaki değişimle danışmanlık-eğitim hizmeti veren firmalarda oluşabilecek değişimin farklı sonuçları olabileceğini düşünyorum. Şirketler doğal olarak belli hizmetleri kendi içlerine çekmek istiyorlar. Bunun en yaygın örneğini eğitim alanında görüyoruz. Pek çok şirket kendi akademisini kuruyor, iç eğitmenini yaratıyor. Maliyet düşüşünün hedeflendiğini düşünerek doğru bir yaklaşım olduğu söylenebilir. Bununla birlikte iç eğitmenler bulundukları ortamın bakış açısını sahipleniyorlar ve bunu içselleştiriyorlar. Eğitim verdikleri kişilere de bu bakış açısını geçiriyorlar.  Ve bu dış eğitmenlerle yakaladığınız farklı ve zengin bakış açılarından bazen sizi mahrum bırakabiliyor. 20 farklı eğitmenden bu hizmeti aldığınızda daha zengin bir deneyim hazinesi oluşturuyorsunuz.

Bir süreç değişiminde dışarıdan danışmanlık alınmasında fayda oluyor çünkü danışmanlar daha fazla vak’ayla karşılaşıyorlar ve geniş bir çerçeveden bakabiliyorlar. Buradaki değişimin şirketlerin danışman firma profili tarafında yaşanabileceğini, daha ‘’tailor made (kuruma-duruma özel yaratılan)’’ hizmtlerin ve bunu sağlayan butik danışmanlık şirketlerinin öne çıkabileceğine inanıyorum. Kuruma, kişilere özel yapılan işler daha çok ön plana çıkacak gibi duruyor.

  • Fütürist Girişimciler için tavsiyeleriniz nelerdir?

“Girişimciliğin Gelecekçi Olması” ne demektir(?) önce bunu değerlendirmek gerek. “Geleceğe bakıyorum ve gelecek benim için önemli” mantığıyla hareket edip, geçmişten öğrenmeden ilerlemek isterseniz, geleceği çok iyi yönlendiremeyebilirsiniz. Eğer geleceği tasarlamak istiyorsam bugün doğru kararlar vermeliyim.

Öte yandan fütürizm ile kastınız daha teknoloji odaklı olmaksa; unutmamamız gereken temel unsur; ‘insan’. İnsanların tercihleri, insanların algıları teknoloji söz konusu olsa da ön planda olmalı. İnsanların robotlaştırılmasından bahsederken bile ana özne olarak yine insana ihtiyaç var. Olaylara bütün bakabilmek önemli, ister fütürist olun, ister bugüne odaklanıyorum deyin, isterseniz geçmişi yaşatacak bir şey yapmak istiyorum deyin bütünsel bakabilmek gerekiyor ve girişimci açısından başarıyı da bu getiriyor.

  • Başarıdan mı daha çok ders alınır, başarısızlıktan mı? Başarısızlık için sizin tanımınız nedir?

SW3. “Some Will, Some Won’t, So What?!… Kimi Yapar, Kimi Yapamaz, Peki?!…”

Başaramamak, sonuca ilk denemelerde varamamak insanları denemekten alıkoymamalı. Çocuk yürümeyi deniyor ve düşüyor, ancak bu çocuğun başarısız olduğunu göstermez. Benim için başarısızlık; alacağınız riski hesaplamamış olmanızdır. Sadece hayalle ve evren nasılsa istediğimi verir mantığıyla hareket ettiğinizde bir şey eksik kalıyor. Kontrolünüz dışında bir engelle karşılaştığınızda onunla başa çıkabilmeniz için hazırlıklı olmanız gerekiyor. Başarısızlık başınıza gelen sorunlar değildir. Bulunduğunuz şartlarda bu sorunlarla nasıl başa çıktığınız belirleyicidir.

  • Hayatımızın veya şirketimizin geleceğini tasarlamak istediğimizde nereden başlamalıyız?

İlk nokta nerede olduğunu iyi analiz etmektir. Değişim varmak istediğimiz yer ve oraya ulaşmakla analiz edilse de o an nerede olduğumuz ve yolculuk belirleyicidir. İzmir’e Ankara’dan ve İstanbul’dan yola çıkan iki kişinin elbette yolculukları ve yolda yaşayacakları değişim, varacakları yer aynı olsa da, farklı olacaktır. Aslında ihtiyacımız olan; nerede olduğumuz, nereye gitmek istediğimiz ve nihayetinde yöntemi belirlemektir. Yöntem; en kolay değişebilecek şeydir, o yolda yürürken, o hareket planını uygularken hazır olmakla alakalıdır.

SERBEST KÖŞE:

İstediğimiz olumlu gelecekte yaşamanın yolu onu tasarlamaktır. Bir konuda gelecek haritası çıkarmanızı istesem aşağıdaki dört soru ışığında kısaca bize neyi işaret etmek isterdiniz?

  • Konu?

Liderlik

  • Ne değişiyor?

Liderlik daha paylaşılabilir oluyor. Son dönemde yaşanan olayları (gezi, occupy) incelediğinizde standart bir lider tipolojisi yok, kitleler birlikte hareket ediyorlar, birlikte kararlar veriyorlar. Dan Topscott’ın güzel bir sözü var; ‘’Gelecekte lider olmayacak, liderlik olacak.’’.  Bu söze çok inanıyorum, kabilesel liderliğin önem kazanacağına inanıyorum. Otokratik, sert, güç odaklı liderler yerlerini birlikte karar veren küçük insan topluluklarına bırakacak. Ailede tek bir reis olmayacak. Eskiden nereye gidileceğine, nasıl gidileceğine baba, bazı konularda anne karar verirdi. Son zamanlarda değişimler görüyoruz, baktığınızda hep beraber kararlar alınıyor.

  • Neden önemli?

İnsanların hareket kabiliyetlerini etkileyecek bir şey. İnsanların omuzlarına daha fazla sorumluluk binecek. Şu anda’liderin istediğini uyguluyorum’ mantığı var o sebeple de sorumluluk almıyoruz davranışlarımızdan dolayı.  Gelecekte ‘paylaşılan liderlikle’ sonuçlar üzerindeki sorumluluk ortak olacak. Bence bu insanları büyütecek, kişilerin diğer insanların hayatını etkileyecek konularda daha dikkatli kararlar almasını sağlayacak.

  • Nasıl olmalı?

Nesillerle ve onları nasıl yetiştirildiğinizle ilgili. Birlikte hareket etmeye başlayan bir Z kuşağı var, teknoloji de destek veriyor bu olguya. Daha bilinçli, karakterlerinden ödün vermeden karar mekanizmalarına daha katkıda bulunabilir olmaları sağlanabilir.

KISA KISA:

  • Hayatınızda en son, ilk defa yaptığınız şey neydi?

Zeytin Hasatı’nda bulunup doğayı farklı bir açıdan yaşamak.

  • Bir slogan, özlü söz veya motto’nuz var mı? nedir?

Sırtımızı geçmişe dayayıp, yüzümüzü geleceğe dönerek bugünün kararlarını almak gerek.

  • Fütürist olduğunu düşündüğünüz kimler var?

Jules Verne, Dan Tapscott, Michio Kaku.

  • Gelecek ile ilgili sizi etkileyen kitap-film-söz var mı?

Dünyanın Merkezine Seyahat,  Physics of The Future, V for Vendetta (Filmlerin genel olarak hayal gücünü sınırladığını düşünüyorum, kitap okurken herkes sizin dünyanızın oyuncusu oluyor).

  • Girişimci dediğimde aklınıza ilk gelen kimdir?

Richard Branson ve Steve Jobs (önemli olan iki kriter; bir şeyi keşiften çok onu kullanılabilir şekillerde geliştirmek ve girişimini hayatının her alanında yaşıyor olmak).

  •  Bazı basit soruların cevapları çok zordur, sizin basit sorunuz nedir?

Gerçekten ne istiyorsun?

  • İlk hayaliniz neydi? Gerçekleştirdiniz mi?

Ben 5-6 yaşlarındayken, babam müfettişti, Kilis’te bir köyde benzin almak için durduk. Yabancı olduğumuz için çocuklar ve büyükler etrafımızı çevirdiler. Emziğini çıkarınca ağlayan bir bebeğim vardı, bende çocuklar gelince emziği çıkardım ‘şeytan’ demeye başladılar. O zaman anneme demiştim büyüyünce bu bebekten alacağım bu köye geleceğim ve çocukların bundan korkmaması gerektiğini anlatacağım. Bu hayali, yıllar sonra o bölgelere projeler için gittiğimde farklı bir şekilde ve manevi olarak gerçekleştirdiğimi söyleyebilirimJ

  • Einstein ‘herhangi bir özel yeteneğim yok sadece tutkulu bir meraklıyım’ demiş. Sizin tutkunuz nedir?

Öğrenmek

  • Hangi çizgi film karakterisiniz, neden?

Vikingler’de Vicky. Pratik çözümler bulduğu için.

  • ‘eğer…’ le başlayan bir cümle kursanız, yaratıcılığımızı ateşlemek için ne söylerdiniz?

Eğer hiçbir sınırınız olmasaydı ne başarmak isterdiniz?

  • Herkesin DNA’sına eklenmesi gereken kod nedir?

Herkes olduğu gibi mükemmel aslında, bir şey eklenmesi gerekmez. “Farklı olmanın yolu, kendin olmaktan geçer.” R.Ö.

BİTTİ 🙂 Başka bir röportajda görüşmek üzere 🙂

Ayrıca bu röportajı slideshare üzerinden de okuyabilirsiniz.

rana_ozseker

Rana ÖZŞEKER Hakkında:

http://www.rna-tr.com/cvranaozseker/

https://twitter.com/RanaOzseker