AYŞE BİRSEL

Dünyaca ünlü ödüllü tasarımcı Ayşe Birsel, tasarladığım Yolda Olanlar röportaj serisinde 5.konuğumdu. Tasarım dünyası, merakları ve işleri üzerine konuştuk, tavsiyeler de aldım sizler için. Bilginin ve bilgi madenciliğinin ön planda olduğu bir yüzyılda tasarım ve inovasyon fabrikası var. En önemlisi günümüz ve gelecek teknoloji odaklıyken temelinde insan olan işler yapıyor bu fabrikada.

Devamı röportajda saklı 🙂

DSC07718

-SOHBET-   

Herkesin haberdar olmasını istediğim bir inovasyon yönteminiz var..DE&RE. Bu iş fikri nerede ve nasıl çıktı? Hayatınızda bunu yaratmaya iten sebepler neydi?

Ben ürün tasarlarken belli bir birikimden sonra belirli bir düşünce sistemi içinde çalıştığımı fark ettim. İçgüdüsel olarak işlerimde tekrar ettiğim bir yöntem olduğunu gördüm. Ve farklı bir tını vardı içinde. Onu kâğıda dökmek ve somut bir yöntem haline çevirmek istedim, bunu yapabilir miyim diye çalışmaya başladığım zaman bu dört basamaklı deconstruction & reconstruction dediğimiz yöntem ortaya çıktı.

Benden gelen, ben böyle düşünüyorum diye çıkan, benim tecrübemden çıkan bir yöntem. Eskiden sadece ben bilirken şimdi başkalarıyla paylaşabiliyorum, başkalarına öğretebiliyorum; öğrencilerime, ekibime, müşterilerime.. Ve beraber uyguluyoruz. Hayatı tasarlarken de hiç tasarım bilmeyenlere bile öğretir seviyeye geldi.  Çok sade, çok basit ama sonuçları da o derecede dolu ve enteresan.

Danışmanlık dünyasının sıradanlaşmaya başladığı bir dönemde sizin yaptığınız iş çok değerli. Tescilli yaratıcı düşünce ve inovasyon yöntemi DE&RE, bizim çocukluktan aşina olduğumuz YAP-BOZ’un tersten okunuşu. BOZ-YAP tasarımının nasıl çalıştığını bize kısaca anlatır mısınız?

Her şeye uygulayabiliyorsun; ürüne, iş organizasyonuna, hayatına da. Herhangi bir şeyi bozup, bakış açını değiştirip yeniden yapabilmek var temelinde DE&RE’nin. Konuyu belirleyip, parçalarına ayırıyorsun, bu parçalara ayırma işlemi sırasında önyargılarını da kırmaya başlıyorsun. Sonra ayırdığın parçalardan hangisini değiştirmeliyim, nasıl değiştirmeliyim, ne eksik ne fazla onları düşünmeye itiyor ve bakış açını değiştiriyorsun. Burada metafor gibi bazı tasarım araçlarını kullanıyoruz. Elinde olan şeylerle farklı nasıl çözümler elde edeceğini fark ettiriyor. Elimde olanları başka şekilde nasıl bir araya getirsem sorusuna cevaplar buluyorsun. Ana fikir çıktığı zaman ya bir ürün ya bir strateji ya da bir yaşam biçimi haline dönüştürüyorsun.  Ve sizi sonuca götürecek çalışmalar çıkıyor.

fotograf 3

Gelecek her zaman belirsiz, geçmiş ise ders almak için güzel bir mecra. Geçmiş, bugün ve gelecek kavramları birbirine bağlı 3 parça.. ve bunlar üzerinden gelecek için olası senaryolar yaratıyoruz. Fütürizm akımına ve fütürist düşünceye sizin bakış açınız nedir?

O da bir tasarım. Ürün tasarımı değil bir fikir tasarımı. Ürün için de aynı şey geçerli, gelecekte ne olacağını bilmiyorsun ama geçmişi ve günümüzde olan bilgileri kullanarak bir tahminde bulunuyor ve yeni bir ürün çıkarıyorsun. O tahmini de bilgiler doğrultusunda yaptığın için sağlam veriler üzerine oturtmaya çalışıyorsun. Aslında bir kehanette bulunuyorsun. Bildiklerinizi yok saymıyorsun ama onlara bir tepki olarak yeni bir şey ortaya çıkartıyorsun.

İş tasarımı dışında merak ettiğim bir konu daha var. Bizden önceki yüzyıllarda şehir mimarisinde sanat ön plandaydı. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, bugün aynı estetik kaygıyı taşımıyor. Bu sebeple beton yığınları arasında kayboluyoruz ve bunun bizim yaratıcılığımızı da engellediğini düşünüyorum. Siz bu konuya nasıl bakıyorsunuz?

Bu yeni bakış açısını şu an için değiştirebileceğimizi düşünmüyorum. Mimari eski zamanın ifadesiymiş. Bugün o yaratıcılık sanal dünyada söz konusu. O yüzden insanlık fiziksel dünyaya gittikçe daha az yatırım yapıyor, daha az zaman harcıyor. Eskiyi düşündüğün zaman mermerler, taş işçiliği..hakkıyla yapılan mimari uzun vadeli bir yatırım olarak çok güzel malzemeler ve işçilikle yapılan çalışmalarmış. Bugünün içinde var ama gelecekte olması gerekmiyormuş gibi, yaratıcılık farklı yerlere kaymış durumda. Mesela düşünce mimarisi var, girişimcilik var, sanal dünyada inanılmaz bir açılım var.  Mesela facebook, google, twitter bunlar da günümüzün mimarisi ama aynı anlamda değil. O beni biraz dertlendiriyor eskisi gibi olsun istiyoruz ama bugünün gerçekleri buna izin vermiyor. Madem öyle biz nerede yaratıcılığımızı kullanabiliriz ona bakmalıyız. Belki bu bir geçiş dönemi, nasıl printerlarla bir devrim oldu, ürün de devrim 3d printerlar sayesinde oluyor. Gelecekte kendi kendini yetiştiren binalar çıkabilir. Biz şu anda ara geçiş döneminde olabiliriz. Bu şekilde düşününce yeniden heyecanlandırıyor insanı.

DSC07675

-SERBEST KÖŞE-

İstediğimiz olumlu gelecekte yaşamanın yolu onu tasarlamaktır. Bir konuda gelecek haritası çıkarmanızı istesem aşağıdaki dört soru ışığında kısaca bize neyi anlatmak isterdiniz?

Konu ne?

3D Printing

Konu çerçevesinde, ne değişiyor?

Evlerimizde printerlar hayatımıza girmeye başladığında, hepimiz birer içerik üreticisi olduk. 2 boyutta üretebilirken, bu teknoloji sayesinde evimizde 3 boyutlu objeler üretebileceğimiz bir dünyaya hazırlanıyoruz, muhteşem bir şey. Bu değişim bütün üretim zincirini değiştirebilecek güce sahip olacaktır.

Konu, neden önemli?

Bu teknolojik hamle sayesinde hepimiz birer tasarımcı olabiliriz. Bir nevi insanın özüne dönüşü gibi olacak. Eskiden herkes kendi sandalyesini, tabağını, çanağını yapar kendi perdesini dikermiş. Bu teknolojiyle kendimize yeniden döneceğiz. Yaratıcı olmak isteyenler için imkân önlerine sunulmuş olacak, yaratıcı olmak istemeyenler de ihtiyacı olacak kadar üretecek. Örneğin bardak kırıldığında, tüketici aynısını kısa bir süre içinde üretebilecek. Üreticiler de arz-talep arasında bir denge kurmak zorunda kalmayacaklar.

Nasıl olmalı?

Çabuk olmalı 🙂

cup1

-KISA KISA-

  • Hayatınızda en son, ilk defa yaptığınız şey neydi?

-Bir konferansta sahneye çıkıp dans etmek

  • Bir slogan, özlü söz veya motto’nuz var mı? nedir?

-Hayatım en büyük projem

  • Gelecek ile ilgili sizi etkileyen kitap ve film var mı bize önerebileceğiniz?

-Film: Brazil –Terry Gilliam

-Kitap: Michio Kaku – The Future Of The Mind

  • Girişimci dediğimde aklınıza ilk gelen kimdir?

-Arkadaşlarım 🙂 John Zapolski..

  • Bazı basit soruların cevapları çok zordur, sizin basit sorunuz nedir?

-Beni seviyor musun?

  • Hatırladığınız ilk hayaliniz neydi?

-Efes harabelerinde Romalıların atlı arabalarını hayal ederdim.

  • Einstein ‘herhangi bir özel yeteneğim yok sadece tutkulu bir meraklıyım’ demiş. Sizin tutkunuz nedir?

-Farklı düşünmek; çözüme gitmek için..

  • Hangi çizgi film karakterisiniz?

-Hayao Miyazaki’nin animasyon filmi Spirited Away baş karakteri Chihiro adlı kız.

  • ‘eğer…’ le başlayan bir cümle kursanız, yaratıcılığımızı ateşlemek için ne söylerdiniz?

-Eğer korkmasaydım..

  • Değişim için bir obje seçseniz, bu ne olurdu?

-Google seçerdim..’’hep aynı, hep farklı’’

Röportajı slideshare üzerinden de okuyabilirsiniz.

Başka bir röportajda görüşmek üzere 🙂

Ayşe BİRSEL Hakkında:

Fatih CETİZ Hakkında:

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s