Dünyadan 14 Fütürist

Dünyadan 14 Fütürist

Gelecek tahmin edilemez, olası ve olanaklı gelecekler arasında bir tasarım yapılır. Değişime ayak uydurmak yeterli değildir, değişimi başlatıp ona şeklini vermeliyiz. İleri görüşlü büyüklerimizin ”Zaman sana uymazsa sen zamana uy!” sözünü, “Zamana uymak yerine onu değiştirmeyi tercih edin ve bunu hayatınıza yerleştirin.” olarak da uyarlayabiliriz.
Değişimi yaratan kişilerden ilham alalım bu sefer. Değişimi başlatan, değişimi yaşayan fütüristleri ve kendini fütürist olarak tanımlamamış; ama o düşünce yapısında yaşayan; cesur, fikirlerini hayata geçiren kişileri incelememiz, yol gösterici olabilir. Seçtiğim kişilerden bazılarını herhangi bir sıra gözetmeksizin paylaşacağım.
Mustafa Kemal ATATÜRK
Modern Türkiye Cumhuriyeti tasarımı ile bir numaralı fütürist olarak anabiliriz ülkemizin kurucusunu. Hazırladığı inkılâplar ve uygulama dehası sayesinde kısa süre içinde başarıya ulaşmış, hazırladığı bu modern zemin sayesinde yaşadığımız ülkeyi dünyada sayılır bir noktaya getirmiştir. Çağının çok ilerisinde olan önderimizin çalışmaları üzerinde daha ciddi araştırmalar yaparak kendimize yeni ışıklar yaratabiliriz.
Filippo Tommaso MARINETTI
Fütürizm düşünce akımını, 1909 yılında bir manifesto ile edebiyat ve sanatta ortaya atmasının ardından birçok alanda yenilik hareketi başlattı: tiyatro, mimari, moda, sinema, dans, resim ve daha birçok alanda mevcut duruma karşı çıkış ve yenilikler geldi. Bu hikayede üzücü olan Marinetti’nin savaş yanlısı olduğunun iddian edilmesi ve tüm geçmişin yok edilmesi üzerine olan fikirleridir. Manifestonun bir maddesinde akademilerin, müzelerin, kütüphanelerin yok edilmesinden bahsediyor. World Future Society’nin kurulmasının akabinde ‘olumlu gelecek tasarımı’ anlamı yükleniyor fütürizm akımına.
Jules VERNE
Çocukken okumayanımız yoktur, Fransız yazarımızı. Farklı alanlara duyduğu ilgi, merak ve araştırmacı kimliğiyle kusursuz gelecek tasarımları yaratmıştır. Bulunduğu yüzyılda insanların hayal dahi etmediği şeyleri yazmış ve bunu hayal gücünü bilimsel bilgilerle birleştirerek yapmıştır. Tekrar tekrar kitaplarını okumanızı tavsiye ederim. Geçmişten geleceğe bakmak için güzel bir rehber.
Leonardo DA VINCI
Dünyada en çok ziyaret edilen tabloların yaratıcısı, aynı zamanda düşünür, mimar, mühendis, matematikçi ve daha sayılabilecek birçok alanda çalışmış, eser vermiş deha kişilerden biridir. Çalışmaları kendinden sonraki yüzyıllar için ışık olmuştur.
Dan BROWN
Hayal dünyanızı zorlayan ve yazdıklarının bir roman olmasının dışında, eserlerinde dünya gerçeklerini ve gelecekte yaşanabilecekleri görebildiğiniz nadir yazarlardandır. En fütürist kitaplarından birisi  de Cehennem’dir.
George ORWELL
2. Dünya Savaşı’nın sonlarında yazdığı ve geçirdiği ağır hastalıkların da etkisiyle bir karabasan hikayesini andıran ”1984” kitabı okunmaya değer, fütürist kitaplardan biridir. Karabasan olarak gördüğümüz devlet şekli bu yüzyıl için belki de gerçektir.
Burak ARIKAN
Geleceğin ve bugünün mesleğine sahip olan ‘Veri Madencisi’ Burak AARIKAN , hazırladığı mülksüzleştirme ağları projesi ile dikkat çekmektedir. Geçmişi ve bugünü kullanarak geleceği somut bir biçimde gözler önüne seren projesini inceleyebilir, ayrıca projeye katkı da sağlayabilirsiniz.
Isaac ASIMOV
Fütüristlerin vazgeçemediği alanlardan birisi de bilim kurgu yazılarıdır. Dünyanın en iyi üç bilim kurgu yazarından biri olan Asimov’un kitapları fütürist bakış açısı için ilham vericidir.
Thomas MORE
16. yy.de yazdığı Utopia ile geleceğin devletini tarif etmiş İngiliz yazardır. İnsanların ideal gelecekte bu ülkede yaşayışını, karşılıklı ilişkilerini, yolculukları ve daha birçok noktayı ayrıntısıyla tarif etmiştir. Birçoklarının kötü hayat tarzları yüzünden acayip görünüyor diye “Saçma ya da akıl dışı her şeyi yüzüstü bırakalım mı yani?” sorusuyla fütüristlere ilham olur.
Süreyya CİLİV
En üst düzey yöneticisi olduğu geleceğin şirketlerinden biri olan Turkcell’i konuşma ve mesajlaşma hizmeti vermesinin dışında bir teknoloji şirketi olarak konumlandırmasıyla fütürist unvanını sonuna kadar hak ediyor. Ayrıca vizyonu ve paylaştığı bilgilerle geleceği yaratmak için birçok kişiye ilham veriyor.
Steve BROWN
Geleceği yaratan şirketlerden biri de tartışmasız Intel. Bu şirketin fütüristi ve gelecek tasarımcısı olarak kendisi bir ilham kaynağı.
Şahin EKŞİOĞLU
Popular Science Türkiye dergisinin editörü olan kişi, her ay dergide ‘Editörün Notu’ için hazırladığı yazılarla fütürist kimliğini hak ediyor.
Ayşe BİRSEL
Ünlü bir tasarımcı olan kişi, ortaya çıkardığı yaratıcı düşünce ve inovasyon yöntemi BOZ – YAP ile geleceği yaratan ve diğer insanların yaratması için de destek olan ilgi çekici fütüristlerden biridir.
Hüseyin ÇAĞLAYAN
Moda tasarımcısı olarak tanımlamanın mümkün olmadığı bu fütürist kişinin sergileri ve tüm çalışmaları size her şey için ilham verici olabilir. Bir sergisinde uçak yolculuğu ile ilgili yazdığı cümleden etkilenmiştim: “Bireyin zaman içinde kısacık bir anda coğrafi olarak hiçbir yere ait olmadığı benzersiz bir deneyim…”
Geleceği yaratanlara sadece minnet duymayın, onlardan ilham alın ve hayat hikayelerini araştırın.
Yaşanmaya değer geleceği yaratanlara sevgilerimle…
bu yazı 21.04.2014 tarihinde gazetefatih web sitesinde yayınlanmıştır.
Rana ÖZSEKER

Rana ÖZSEKER

Tasarladığım ‘’Yolda Olanlar’’ röportaj serisinin amacı geçmiş, bugün ve geleceğin farkında olmaktır. Bu seriyle Girişimcileri ve Fütüristleri daha fazla bilgilendirmek istedim.

Sn.Rana ÖZŞEKER tasarladığım ‘’Yolda Olanlar’’ serisinin üçüncü konuğuydu. Bu keyifli sohbeti size kelimelerle anlatmak biraz zor olacak. Röportaj sırasında orda olmanızı çok isterdim. Değişim Yönetimi üzerine çalışan Rana Hanım aynı zamanda X kuşağından başarılı bir girişimci.

Ayrıca sevgili Seray NASIRLI’ya desteklerinden dolayı çok teşekkür ederim. Ve sizi röportajımız la baş başa bırakıyorum.

  • Trendler, yeni gelişmeler, sistemler bizi bir kalıbın içinde düşünmeye zorluyor. Kutunun dışında düşünmek için neler yapmalıyız? Yaratıcı düşünme için önerileriniz nelerdir?

“Gelecekte şu şekilde olacak.” söylemini kullandığınızda, insanlara bir şeyleri empoze etmeye başlıyorsunuz, sınırlar koyuyorsunuz, insanlar ister istemez gelecekte olacak şeylere göre yönlenmeye başlıyorlar. Bunun örneğini eğitim dünyasında da görüyoruz. Örneğin, Türkiye’de Endüstri  Mühendisliği Bölümü ile ilgili talep de bu şekilde başlayan bir akım. Trendler insanların neyi tercih ettiği ile alakalıdır.

Biz her zaman bugünü ölçebiliyoruz, bugünün şartları ile yarını değerlendiriyoruz. İlk sormanız gereken bugünkü şartlar değiştiğinde bu trendler nasıl olacak(?). Bunu yaparsanız kutunun dışına çıkmaya başladınız demektir. Yaratıcılığı tetikleyen şeyin sorular olduğuna inanıyorum. Doğru soru sormayı öğrenmek gerekir.

Şu an hepimizin yapmaya çalıştığı şey cevaplar bulmak, trendler cevaplar aslında. Soruları ön plana almalı. Bence sorular sizi sınırlandırmaz yönlendirir. Eğer bir trend, gelecekte ünvanların önemli olmadığını söylüyorsa ve siz ya değilse, ya birisi bir yerde yanılmışsa diye düşünüyorsanız muhtemelen doğru yoldasınız. Hayatın her alanına 5 yaşındaki bir çocuğun merakıyla, şaşkınlığıyla ve  hayranlığıyla yaklaşıyorsanız, yaratıcılık da bununla başlayacaktır.

  • Şirketler veya bireyler danışmanlık aldıktan sonra, hızla eski monotonlukları-na dönebiliyorlar. Bunu önlemek için neler yapılabilir?

Önemli bir soru. “Biz danışmanlık alıyoruz, parasını veriyoruz ama pek de faydasını görmüyoruz.” diyen kişiler, kurumlar olabiliyor. Buradaki yaklaşım hatası danışmanların sadece bilgi vermeye odaklanması. İnsanlara sadece bilgi verirseniz alır ve bilgiyi depolarlar. Bilmek, bilgi sahibi olmaksa her zaman yapmak anlamına gelmez.

Bu konuyla ilgili Sindrella Masalı iyi bir metafor olarak kullanılabilir. Nasıl ki Sindrella gece 12’de Külkedisi’ne dönüyorsa, bizlerin de saf bilgiyle ve davranış değişikliğine yol açmadan attığımız adımların geriye dönüşü kaçınılmazdır. Davranış değişikliği olmayınca insanlar değişimi sürekli kılmakta zorlanırlar. Değişim için yola çıktıktan sonra eski hale dönmek istemiyorsanız değişim kültürüne inanmalısınız.

  • Harvard Business Review-HBR Dergisi Ekim Sayısı’na göre danışmanları zor bir dönem bekliyor. Büyükler içindeki danışmanlık şirketleri online uygulamalarla danışmanlık vermeye başlıyor. Harici hukuk bürolarının ya da şirketlerinin başına gelen değişim, danışmanlar için de geçerli olur mu?

Bu konuda hukuk bürolarındaki değişimle danışmanlık-eğitim hizmeti veren firmalarda oluşabilecek değişimin farklı sonuçları olabileceğini düşünyorum. Şirketler doğal olarak belli hizmetleri kendi içlerine çekmek istiyorlar. Bunun en yaygın örneğini eğitim alanında görüyoruz. Pek çok şirket kendi akademisini kuruyor, iç eğitmenini yaratıyor. Maliyet düşüşünün hedeflendiğini düşünerek doğru bir yaklaşım olduğu söylenebilir. Bununla birlikte iç eğitmenler bulundukları ortamın bakış açısını sahipleniyorlar ve bunu içselleştiriyorlar. Eğitim verdikleri kişilere de bu bakış açısını geçiriyorlar.  Ve bu dış eğitmenlerle yakaladığınız farklı ve zengin bakış açılarından bazen sizi mahrum bırakabiliyor. 20 farklı eğitmenden bu hizmeti aldığınızda daha zengin bir deneyim hazinesi oluşturuyorsunuz.

Bir süreç değişiminde dışarıdan danışmanlık alınmasında fayda oluyor çünkü danışmanlar daha fazla vak’ayla karşılaşıyorlar ve geniş bir çerçeveden bakabiliyorlar. Buradaki değişimin şirketlerin danışman firma profili tarafında yaşanabileceğini, daha ‘’tailor made (kuruma-duruma özel yaratılan)’’ hizmtlerin ve bunu sağlayan butik danışmanlık şirketlerinin öne çıkabileceğine inanıyorum. Kuruma, kişilere özel yapılan işler daha çok ön plana çıkacak gibi duruyor.

  • Fütürist Girişimciler için tavsiyeleriniz nelerdir?

“Girişimciliğin Gelecekçi Olması” ne demektir(?) önce bunu değerlendirmek gerek. “Geleceğe bakıyorum ve gelecek benim için önemli” mantığıyla hareket edip, geçmişten öğrenmeden ilerlemek isterseniz, geleceği çok iyi yönlendiremeyebilirsiniz. Eğer geleceği tasarlamak istiyorsam bugün doğru kararlar vermeliyim.

Öte yandan fütürizm ile kastınız daha teknoloji odaklı olmaksa; unutmamamız gereken temel unsur; ‘insan’. İnsanların tercihleri, insanların algıları teknoloji söz konusu olsa da ön planda olmalı. İnsanların robotlaştırılmasından bahsederken bile ana özne olarak yine insana ihtiyaç var. Olaylara bütün bakabilmek önemli, ister fütürist olun, ister bugüne odaklanıyorum deyin, isterseniz geçmişi yaşatacak bir şey yapmak istiyorum deyin bütünsel bakabilmek gerekiyor ve girişimci açısından başarıyı da bu getiriyor.

  • Başarıdan mı daha çok ders alınır, başarısızlıktan mı? Başarısızlık için sizin tanımınız nedir?

SW3. “Some Will, Some Won’t, So What?!… Kimi Yapar, Kimi Yapamaz, Peki?!…”

Başaramamak, sonuca ilk denemelerde varamamak insanları denemekten alıkoymamalı. Çocuk yürümeyi deniyor ve düşüyor, ancak bu çocuğun başarısız olduğunu göstermez. Benim için başarısızlık; alacağınız riski hesaplamamış olmanızdır. Sadece hayalle ve evren nasılsa istediğimi verir mantığıyla hareket ettiğinizde bir şey eksik kalıyor. Kontrolünüz dışında bir engelle karşılaştığınızda onunla başa çıkabilmeniz için hazırlıklı olmanız gerekiyor. Başarısızlık başınıza gelen sorunlar değildir. Bulunduğunuz şartlarda bu sorunlarla nasıl başa çıktığınız belirleyicidir.

  • Hayatımızın veya şirketimizin geleceğini tasarlamak istediğimizde nereden başlamalıyız?

İlk nokta nerede olduğunu iyi analiz etmektir. Değişim varmak istediğimiz yer ve oraya ulaşmakla analiz edilse de o an nerede olduğumuz ve yolculuk belirleyicidir. İzmir’e Ankara’dan ve İstanbul’dan yola çıkan iki kişinin elbette yolculukları ve yolda yaşayacakları değişim, varacakları yer aynı olsa da, farklı olacaktır. Aslında ihtiyacımız olan; nerede olduğumuz, nereye gitmek istediğimiz ve nihayetinde yöntemi belirlemektir. Yöntem; en kolay değişebilecek şeydir, o yolda yürürken, o hareket planını uygularken hazır olmakla alakalıdır.

SERBEST KÖŞE:

İstediğimiz olumlu gelecekte yaşamanın yolu onu tasarlamaktır. Bir konuda gelecek haritası çıkarmanızı istesem aşağıdaki dört soru ışığında kısaca bize neyi işaret etmek isterdiniz?

  • Konu?

Liderlik

  • Ne değişiyor?

Liderlik daha paylaşılabilir oluyor. Son dönemde yaşanan olayları (gezi, occupy) incelediğinizde standart bir lider tipolojisi yok, kitleler birlikte hareket ediyorlar, birlikte kararlar veriyorlar. Dan Topscott’ın güzel bir sözü var; ‘’Gelecekte lider olmayacak, liderlik olacak.’’.  Bu söze çok inanıyorum, kabilesel liderliğin önem kazanacağına inanıyorum. Otokratik, sert, güç odaklı liderler yerlerini birlikte karar veren küçük insan topluluklarına bırakacak. Ailede tek bir reis olmayacak. Eskiden nereye gidileceğine, nasıl gidileceğine baba, bazı konularda anne karar verirdi. Son zamanlarda değişimler görüyoruz, baktığınızda hep beraber kararlar alınıyor.

  • Neden önemli?

İnsanların hareket kabiliyetlerini etkileyecek bir şey. İnsanların omuzlarına daha fazla sorumluluk binecek. Şu anda’liderin istediğini uyguluyorum’ mantığı var o sebeple de sorumluluk almıyoruz davranışlarımızdan dolayı.  Gelecekte ‘paylaşılan liderlikle’ sonuçlar üzerindeki sorumluluk ortak olacak. Bence bu insanları büyütecek, kişilerin diğer insanların hayatını etkileyecek konularda daha dikkatli kararlar almasını sağlayacak.

  • Nasıl olmalı?

Nesillerle ve onları nasıl yetiştirildiğinizle ilgili. Birlikte hareket etmeye başlayan bir Z kuşağı var, teknoloji de destek veriyor bu olguya. Daha bilinçli, karakterlerinden ödün vermeden karar mekanizmalarına daha katkıda bulunabilir olmaları sağlanabilir.

KISA KISA:

  • Hayatınızda en son, ilk defa yaptığınız şey neydi?

Zeytin Hasatı’nda bulunup doğayı farklı bir açıdan yaşamak.

  • Bir slogan, özlü söz veya motto’nuz var mı? nedir?

Sırtımızı geçmişe dayayıp, yüzümüzü geleceğe dönerek bugünün kararlarını almak gerek.

  • Fütürist olduğunu düşündüğünüz kimler var?

Jules Verne, Dan Tapscott, Michio Kaku.

  • Gelecek ile ilgili sizi etkileyen kitap-film-söz var mı?

Dünyanın Merkezine Seyahat,  Physics of The Future, V for Vendetta (Filmlerin genel olarak hayal gücünü sınırladığını düşünüyorum, kitap okurken herkes sizin dünyanızın oyuncusu oluyor).

  • Girişimci dediğimde aklınıza ilk gelen kimdir?

Richard Branson ve Steve Jobs (önemli olan iki kriter; bir şeyi keşiften çok onu kullanılabilir şekillerde geliştirmek ve girişimini hayatının her alanında yaşıyor olmak).

  •  Bazı basit soruların cevapları çok zordur, sizin basit sorunuz nedir?

Gerçekten ne istiyorsun?

  • İlk hayaliniz neydi? Gerçekleştirdiniz mi?

Ben 5-6 yaşlarındayken, babam müfettişti, Kilis’te bir köyde benzin almak için durduk. Yabancı olduğumuz için çocuklar ve büyükler etrafımızı çevirdiler. Emziğini çıkarınca ağlayan bir bebeğim vardı, bende çocuklar gelince emziği çıkardım ‘şeytan’ demeye başladılar. O zaman anneme demiştim büyüyünce bu bebekten alacağım bu köye geleceğim ve çocukların bundan korkmaması gerektiğini anlatacağım. Bu hayali, yıllar sonra o bölgelere projeler için gittiğimde farklı bir şekilde ve manevi olarak gerçekleştirdiğimi söyleyebilirimJ

  • Einstein ‘herhangi bir özel yeteneğim yok sadece tutkulu bir meraklıyım’ demiş. Sizin tutkunuz nedir?

Öğrenmek

  • Hangi çizgi film karakterisiniz, neden?

Vikingler’de Vicky. Pratik çözümler bulduğu için.

  • ‘eğer…’ le başlayan bir cümle kursanız, yaratıcılığımızı ateşlemek için ne söylerdiniz?

Eğer hiçbir sınırınız olmasaydı ne başarmak isterdiniz?

  • Herkesin DNA’sına eklenmesi gereken kod nedir?

Herkes olduğu gibi mükemmel aslında, bir şey eklenmesi gerekmez. “Farklı olmanın yolu, kendin olmaktan geçer.” R.Ö.

BİTTİ 🙂 Başka bir röportajda görüşmek üzere 🙂

Ayrıca bu röportajı slideshare üzerinden de okuyabilirsiniz.

rana_ozseker

Rana ÖZŞEKER Hakkında:

http://www.rna-tr.com/cvranaozseker/

https://twitter.com/RanaOzseker

MarsOne

MarsOne

Ünlü fütürist yazar Jules Verne’nin hayali gerçek oluyor. Dünya’dan Ay’a kitabını okuyanlar bilir, Ay’a gitmek için tüm dünya çapında bir çalışma yapılır ve her ülkeden bağış toplanır. Toplanılan bağışlarla devasa bir araç üretilir ve seçilen kişiler dünya dışına başka bir gezegene gönderilir. Günümüzün projesi ise insanlığın dünya dışında yaşanabilir olduğuna inandığı kızıl gezegen Mars’a gitmek. MarsOne vakfı bu amaçla 2011 yılında kurulmuş.

Mars One vakfı kar amacı gütmeyen bir organizasyon. Türkiye İnovasyon Haftası için ülkemize gelen Prof.Dr.Gerardus’t Hooft, MarsOne proje elçisi olarak dünya dışı yaşamın nasıl gerçek olacağını anlattı. Kısaca söylemek gerekirse 2023 yılında ilk ekip Mars’a iniş yapacak, söylemesi bile heyecan verici. En etkileyici tarafı ise biletin tek yön olması. İlk gidecek ekip başvuruları ise 31 Ağustos tarihinde sona ermiş. Fakat üzülmeyin sonrasında gidecek ekipler için yeni başvurular açılacak.

Bu proje hayallerin sınırının olmadığını gösteriyor ve aslında yapabileceklerimiz sınırsız.

Başka bir yönden bakarsak; 2012 verilerine göre internet kullanımı penetrasyonu dünya popülasyonuna göre%34. Bu veri gösteriyor ki dünya nüfusunun büyük bir bölümü bilgi-sibernasyon çağına geçememiş. Dünya nüfusunun kalabalıklığı teknolojik gelişmelerle paralel değil. Geleceğini tasarlayan ülkelerle diğer ülkeler arasındaki fark gün geçtikçe büyüyor. Dinamik bir ülke olarak geleceği tasarlamanın önemini anlamalı, hızla hayatımıza geçirmeliyiz.

Mars One proje detaylarına linkten ulaşabilrsiniz. http://www.mars-one.com/en/