Üniversite Tercihi Yapacak Adaylara Tavsiyeler

Üniversite Tercihi Yapacak Adaylara Tavsiyeler

Seçim yaptığınız, diplomasını taşıyacağınız üniversitelerden birini kazandığınızda o kurumla ömür boyu sürecek bir ilişki başlamış olur. Bu sebeple dikkat etmeniz gereken bazı hususları sizler için derledik.

*Çok yüksek puan almış olsanız bile yetenekleriniz çerçevesinde severek yapabileceğiniz bir meslek adına bölüm/program seçin. Sevmediğiniz bir bölümü sadece puanınız boşa gitmesin diye tercih etmeyin.

*Geleceğin mesleklerini araştırın, sizin kişilik yapınıza ve hayallerinize uygun bir bölüm tercih edin. Gelecekte robotlaşma ve otomasyondan uzak kalacak meslekleri önceliğinize alabilirsiniz.

*Geçmişi ve kültürü olan bir üniversite size avantaj sağlar. Üniversitelerin tanıtım günlerine katılın, size destek olan öğrencilerle tanışın, onların deneyimlerini dinleyin.

*Uluslararası programları olan üniversiteler kültürlerarası deneyimlerinizi arttırır. Üniversitelerin yurtdışı anlaşmaları ve programları hakkında bilgi alın.

*Tercihlerinizden önce üniversitelerin eğitim kadrolarını araştırın. Okumayı çok istediğiniz bölümün hocaları ile tanışma fırsatı yaratın, onlardan bilgi alın.

*Üniversitenin kariyer planlama konusunda verdiği destekleri araştırın. Kişisel gelişiminize ve yetkinliklerinize katkı sağlayacak bir üniversite tercih edin.

Fatih CETİZ / 02.08.2018

Haliç Üniversitesi Kariyer Merkezi Müdürü

Reklamlar
Kişisel Hedefler Nasıl Belirlenir?

Kişisel Hedefler Nasıl Belirlenir?

İlk önce neyi başarmak istediğinizi düşünün! Sonra da ona bağlı kalın. Sizi motive edecek, somut ve başarılabilir hedefler belirleyin.

Hedef belirleme, ideal geleceğini düşünmek için güçlü bir süreçtir ve bu geleceğe dair vizyonunuzu gerçeğe dönüştürmek için sizi motive eder. Bu süreçte en önemli nokta ise belirlediğiniz hedeflerin, gerçekten aileniz veya işverenlerin isteyebileceği değil, gerçekten elde etmek istediğiniz hedefler olduğundan emin olun.

Neden Hedef Belirlemeliyiz?

Hedef belirleme size uzun vadeli vizyon ve kısa vadeli motivasyon sağlar. Bilgiyi edinmeye odaklanır ve zamanınızı ve kaynaklarınızı organize etmenize yardımcı olur. Hedef belirleme sürecinde neyi başarmak istediğinizi tam olarak bilerek, çabalarınızı yoğunlaştırmanız gerektiğini bilirsiniz.

Kişisel Hedefler Belirleme Aşamaları

1.Öncelikle, önünüzdeki 10 yıl boyunca ne yapmak istediğinizi ve ne elde etmek istediğinizi belirten büyük ölçekli hedefleri tanımlayın.

2.Daha sonra, bunları gelecek hedeflerinize ulaşmak için yapmanız gereken daha küçük hedeflere ayırın.

3.Ardından, önümüzdeki beş yıl içinde, gelecek yıl, gelecek ay, gelecek hafta ve bugüne doğru hareket etmeye başlamak için yapabileceğiniz şeyleri yazın.

Yaşam Hedeflerini Belirleme

Yaşamınızdaki tüm önemli alanların geniş ve dengeli bir kapsamını sağlamak için, aşağıdaki kategorilerin bazılarında (veya sizin için önemli olan diğer kategorilerde) hedefler belirlemeyi deneyin:

Kariyer: Kariyerinizde hangi seviyeye ulaşmak istersiniz, ya da neyi başarmak istiyorsunuz?

Eğitim: Özellikle edinmek istediğiniz herhangi bir bilgi var mı? Kariyer hedeflerinize ulaşmak için hangi bilgi ve beceriye sahip olmanız gerekir?

Zevk: Kendinden keyif almak ister misin?

Toplum Hizmeti: Dünyayı daha iyi bir yer yapmak ister misiniz? Öyleyse nasıl?

Her bir kategoride yapmak istediğinizi en iyi yansıtan bir veya daha fazla hedef seçin. Ardından tekrar eleme sürecine girin, böylece odaklanabileceğiniz çok az sayıda önemli hedefe sahip olursunuz.

Hedeflerinizin SMART Olması Gerekir

Hedefleri daha güçlü hale getirmenin en kolay yolu SMART tekniğini kullanmaktır. Belirleyeceğiniz hedefler spesifik, ölçülebilir, başarılabilir, gerçekçi ve zamana bağlı izlenebilir olmalıdır. Örneğin ‘’ingilizce öğreneceğim’’ yerine ‘’1 Ocak 2019 tarihine kadar B seviyesinden C seviyesine geleceğim’’ daha güçlü bir hedeftir. Gireceğiniz sınavlarla da başarınızı ölçebilirsiniz.

Fatih CETİZ, Kariyer Merkezi Müdürü, 06.04.2018

hedef belirleme çalışma sayfası bu link üzerinden indirip uygulayabilirsiniz.

Geleceğin Küçük Hanımları ve Küçük Beyleri

Geleceğin Küçük Hanımları ve Küçük Beyleri

Bir ülkenin en hayati damarı çocuklardır. Hayatın karmaşası ve koşturmacısı içinde öyle kayboluyoruz ki çocukların ellerine tabletleri verip ya da TV’nin karşısına oturtup susturmaya çalışıyoruz. Yazılarımıza bile pek konu etmiyoruz çocukları, onları hayalleriyle yalnız başına bırakıyoruz genelde. Şimdiye kadar bu konu hakkında klavyemden bir yazı çıkarmadığım için kendime de kızdım. Bildiklerimizi, farkına vardıklarımızı, düşündüklerimizi paylaşmak hepimizin görevi olduğunu düşünüyorsak herkes klavye başına. Modern Türkiye Cumhuriyeti kurucusu M.Kemal ATATÜRK ‘ün armağan ettiği ‘’23 Nisan’’ sayesinde tekrar hatırladım hayal dünyasının sınırsız kahramanlarını.

Eğer gün içinde ayıracak vaktiniz olmayacaksa lütfen çocuk sahibi olmayın. Kısacık bir an içinde dünyaya getirmek için karar verdiğiniz canlı, evrenin şu ana kadar bilinen en zeki varlığı. Fakat dünyayla tanıştığı ilk yıllarında çocuğunuzla olan iletişiminiz, şu an beğenmediğiniz günümüzü ve yine şikâyetçi olacağınız geleceği yaratacaktır. Matematik her konuda olduğu gibi geleceği yaratmak konusunda da önemli bir yer tutuyor. Matematiğin sadece okul sıralarındaki derslerde gerekli olmadığını elimden gelse tek tek herkese anlatmak isterdim. Hayat bir matematiktir, araba kullanırken, çocuk dünyaya getirmeye karar verdiğinizde, kiminle neyi paylaşacağınıza karar verdiğinizde matematik zekânız işlerinizi ve toplumun hayatını kolaylaştırır.

Ben henüz bir çocuk sahibi değilim ama 11 yaşında bir kardeşim var. Kardeşimle aramızdaki 15 yaş fark sayesinde küçük hanımların ve beylerin dünyasını çocuk sahibi olmadan daha iyi anlar oldum. Ayrıca TEGV’de yaklaşık 3 yıl boyunca farklı alanlarda yaptığım gönüllü ağabey’lik toplumumuzun küçük bireyleriyle olan iletişimimi de kuvvetlendirdi.

Bu yaşadıklarımdan yola çıkarak, şikâyetçi olmayacağımız bir gelecek için aklıma gelen birkaç tavsiyeyi paylaşmak istiyorum.

Çocukların her konuda fikrini mutlaka alın. Onu kararlarınıza dâhil edin, kendini bir birey olarak alınan kararlarda sorumluluk sahibi hissettirmelisiniz. Bu şekilde gelecekte bir lidere de ihtiyaç duymadan yaşamayı öğreneceklerdir.

Yaptığı, ürettiği en ufak bir çalışma hakkında bile detaylıca bilgi alın. Onu nasıl yaptığını, neleri hayal ettiğini konuşturun. Yaptıklarıyla kesinlikle dalga geçmeyin ya da geçiştirmeyin. Bu şekilde ona ve fikirlerine değer vermiş olduğunuzu göstermiş olursunuz.

Ellerinden tutun ilgilendiği konuları geliştirebilecekleri yerlere götürün. Onunla zaman geçirin, kendilerini mutlu hissetmelerini sağlayın. Mutlu bireyler sağlıklı toplumu oluşturur.

Bu tavsiyeler sadece kendi çocuklarınız için geçerli değil, çevrenizde ulaşabileceğiniz her çocuğun elinden tutun. İlgilenmediğimiz ve gelişmesine destek olmadığımız her çocuk, yıllar sonra karşımıza sönmüş bir yıldız olarak çıkacaktır.

Karanlığı boğacak tek şey çocukların güçlü hayal dünyasıdır. Bu en kıymetli güçlerine asla zarar vermeyin hatta zarar verilmesine de izin vermeyin. Ayrıca onlardan öğreneceğimiz çok şey var. Yaşanmaya değer geleceği yaratmak için çocuklarla el ele verelim.

Not: Eminim bu konuda çalışan uzmanların daha iyi açıklamaları ve çalışmaları mevcuttur. Ben ufak da olsa küçük hanımlar ve beyler hakkında deneyimlerimi paylaşmak ve farkındalık yaratmak istedim.

Video: https://www.youtube.com/watch?v=YE146HteIQ4&t=12s

Gelecek Hakkında Zihin Jimnastikleri

Gelecek Hakkında Zihin Jimnastikleri

Geleceği hiçbir zaman bilemezsiniz; ancak gelecekte olası senaryoları tasarlar ve bugün o senaryolar için hazırlık yapmaya başlarsınız.  Gelecek senaryolarını masanızın üstünde duran farklı gözlükler gibi görün, hangisini takarsanız o bakış açısıyla hareket edersiniz. Bugünlerde en çok ihtiyacımız olan da bu. Geleceğini tasarlayan kişiler ve milletler dünya tiyatrosunda söz sahibi, yönetmen konumunda olabilir.

Biraz zihin jimnastiği yapmak istiyorum; gelecekte neler olabilir ve biz farklı neler yapabiliriz?

  • Şirketler fiziki binalarından ayrılacak, uzaktan çalışma yaygınlaşacaktır. Paylaşımlı ofis alanları artıp, cafe zincirlerinin yerini alacaktır.
  • X kuşağı yerine yönetici olarak gelecek Y kuşağı sistemlere yeni bir bakış açısı getirecektir. Büyük bir değişim bizi bekliyor.
  • Geçerliliğini yitirmiş üniversite bölümleri kapatılacak. Gelecekte oluşacak yeni meslekler için akademiler kurulacaktır. Siz de üniversite yönetimlerine yenilikçi fikirlerinizi sunun.
  • Anlaşılan hava koridorlarında artan rekabet, kara taşıtlarından çok uçakları kullanmamızı sağlayacak. Yani zamandan kazanan insan, daha çok üretecek demektir.
  • Fiziki paranın yerini online ödeme sistemleri alacak. Sistem Güvenliği Uzmanlığı ve Bilişim Hukukçuluğu Z neslinin gözde meslekleri haline gelecektir.
  • Tüm yaşam alanları, yenilenebilir güneş enerjisi kullanımına yönelecektir. Enerji sektöründe olmak istiyorsanız pratik çözümler bulun.
  • Mantar gibi çoğalan ve yanlış konumlandırılan AVM’ler farklı amaçlar için yeniden düzenlenecektir. Siz de bir şeyler planlayın!
  • Görünüşe göre, İstanbul boş bina ve daire çöplüğüne dönecektir. Bu hale gelmemesi için girişimciler bir çözüm bulmalılar.
  • Tüm yaşam alanları, yenilenebilir güneş enerjisi kullanımına yönelecektir. Enerji sektöründe olmak istiyorsanız pratik çözümler bulun.
  • Ekonomik sistemler 2007 krizi ile yıkıldığına göre ve dünya hala bunun sancısını yaşadığına göre yeni bir ekonomik sistem kapıda. Üniversite iktisat bölümleri eskimiş teorileri yenisiyle değiştirmeye hazırlanmalı.
  • Bugün internet dünyasında dev olan Facebook, Twitter vb. yerini başka bir fenomene bırakabilir ya da gelecekçi olan bu şirketler kendilerini yepyeni formatla bize sunabilirler. (Hatırlayın daha önceki paylaşım siteleri Facebook’un gelmesiyle kayboldu)

Birbiriyle ilişkisi olmayan zıt düşünceler yaratıcılıkta önemli rol oynar. Siz de gelecek hakkında çalışmaktan vazgeçmeyin. Daha doğrusu geçmişi doğru irdeleyip, bugün, yarını düşünmekten vazgeçmeyin.

Yeni Dünya ve Yönderlerine

Yeni Dünya ve Yönderlerine

Modern dünyayı protesto eden fütürist George Orwell çalışmalarında, toplumların geleceği için karamsar bir tablo çizmiştir; fakat bu bir felaket haberciliği değil, uyarı ve uyandırma mahiyetindedir. Bilimkurgu türünün farklı bir örneği olan‘’1984’’ kitabındaysa, yazıldığı döneme göre bakıldığında gelecek tahminleri, aynı isimler altında olmasa da sanki dünyanın tüm ülkelerinde hüküm sürmek için çaba göstermektedir. 1903’te Hindistan’da doğan Orwell, 1947-48 yıllarında bu romanı yazmıştır. Tarihi vermemin sebebi, yazıldığı dönemin şartlarına göre incelemeniz. Malum, o yıllar 2.Dünya Savaşı sonrasına denk gelmektedir.

Olumsuz olan bu uzgörülere, doğru açıdan bakarsanız karşı önlem alırsınız. Ben kitabı bir karabasan hikâyesi gibi değil, olabilecek bu olaylara karşı nasıl önlem alabiliriz ve durumu tersine çeviririz diye okudum. Her zaman dediğim gibi insanlığın kendi kendini silkelemesi gereken dönem geldi geçiyor. Kötü olaylar insanların mazeretlerini arttırır ve tembelliğe sürükler. Şimdi yapılması gereken tüm yaratıcılığımızı kullanmaktır.

Yorum yapmadan kitaptan bazı uzgörüleri ve notları paylaşmak istiyorum. Sizden olumsuz görünen bu uzgörüleri nasıl değiştirebileceğiniz üzerine, kendinize sorular sormanızı istiyorum.

*Bazı bakanlık ve birlik isimleri; Gerçek Bakanlığı, Sevgi Bakanlığı, Barış Bakanlığı, Kurmaca Dairesi, Seks Karşıtı Gençlik Birliği…

*Okyanusya’nın sloganı: Savaş Barıştır, Özgürlük Köleliktir, Cahillik Güçtür…

*Partinin açıklamadığı gerçek amacı, cinsel ilişkiden zevk almayı tümden yok etmektir. Her iki cins için de sonuna kadar bakir kalmayı savunan Seks Karşıtı Gençlik Birliği gibi örgütler bile kurulmuştur. Bir gün tüm çocukların yapay döllenme (yeni söylemde yapdöl deniyordu) yoluyla dünyaya getirileceği ve kamu kurumlarında yetiştirileceği söylenmektedir.

*Tele ekran herkesi evlerinde ve her yerde izliyor.  Üstelik tele ekran kalp atışlarınızı saptayabilecek kadar duyarlıydı.

*Kitap kahramanının mektubundan bir kesit: ‘’Geleceğe ya da geçmişe, düşüncenin özgür olduğu, insanların birbirlerinden farklı oldukları ve yapayalnız yaşamadıkları bir zamana; gerçeğin var olduğu ve yapılanın yok edilemeyeceği bir zamana…’’

*Hem demokrasinin olanaksızlığına hem de partinin, demokrasinin koruyucusu olduğuna inanılmaktadır.

*Gerçek Bakanlığı’nda seçilmiş yalan, kayıtlara geçerek gerçek olmaktadır.

*Dil tamamen değiştiriliyor, yeni söylem uzmanları var; eski kelimelerin yerine yeni kelimeler yaratıyorlar. Sizler asıl işimizin yeni sözcükler icat etmek olduğunu sanıyorsunuz. Oysa ilgisi yok! Sözcükleri yok ediyoruz; her gün onlarcasını, yüzlercesini ortadan kaldırıyoruz. Dili en aza indiriyoruz. On birinci baskıda 2050 yılından önce eskiyecek tek bir sözcük bile bulunmayacaktır.

*Yenisöylem dilinin tüm amacı, düşüncenin ufkunu daraltmak olduğunu anlamıyor musun? Sonunda düşünce suçunu tam anlamıyla olanaksız kılacağız, çünkü onu dile getirecek tek bir sözcük bile kalmayacaktır.

*Şarkıların sözleri, güfte yazar denen bir aygıt tarafından insan eli değmeden yazılmaktadır.

Fütürizm hep teknoloji ile eşleştirilir fakat bu kitapta insanlık ön plandadır. Olumlu ile olumsuz sürekli savaş içinde, kimin galip geleceğine ise sizler karar vereceksiniz. Sorunların değil, çözümlerin üzerine kafa yorarsanız ve doğru sorular sorarsanız kendinize, olumlu geleceği tasarlamaya başladınız demektir. Yeni yıl bilgiyle gelsin…

Gelecekten Biletiniz Var!

Gelecekten Biletiniz Var!

Hayaller dünyasına tek kişilik bir biletiniz olsa nereye gitmeyi tercih ederdiniz? Postanızı kontrol etmenizi öneririm. Kim bilir belki elinizin altındadır, görmüyorsunuzdur.

Hayat bize fırsatlar sunar… Hazırlıklıysak, cesaretimiz varsa bu fırsatları değerlendiririz ya da kullanmayı hiç tercih etmeyiz. Tabi hepimizin rasyonel tercihi, fark edersek, fırsatları iyi değerlendirmektir; ancak her zaman en doğru kararı vermek mümkün olmayabilir. Bir deneme ile yapacaklarımızdan vazgeçmemeliyiz. Hani matematik sorularını çözerken hoca, cevap içinde saklı derdi ya, büyük ihtimalle biz de gözümüzün önünde duran fırsatları fark edemiyoruz. Belki de ceplerimize son bir kez bakmalıyız, giriş biletimiz cebimizdeki bir nesnedir.

Dünyada kullanabileceğimiz biletler o kadar sonsuz ki bunlardan biri de oyuncaklardır. Hayal etmenin ya da başka bir boyuta geçmenin sırrı gibi görüyorum onları. Sunay Akın Oyuncak Müzesi’ne gitmediyseniz mutlaka gidin; ama tek başınıza değil, iki üç arkadaşınızla gidin. Eğer hayal dünyanıza geçiş biletiniz oyuncaksa, orada bulamamanız imkansız. Sevgili Sunay Akın’ın fark ettiği ve aktardığı çok güzel bir örnek var: ABD 20. yüzyılın başlarında, uzayı hatırlatan oyuncaklar piyasaya sürerken; ülkemizde zilli oyuncaklar , çocuklar sussun diye alınıyordu. Şimdi kim neyi hayal etti ve biletini ne yönde kullandı? Bunun üzerine düşünebilirsiniz.

www.istanbuloyuncakmuzesi.com

10 Maddede Yaratıcı Akışınızı Hızlandırın!

10 Maddede Yaratıcı Akışınızı Hızlandırın!

1-Beklentilerinizden uzaklaşın!

Sadece yapmak istediğiniz şeye odaklanın. Sonunda muhtemel elde edeceğiniz başarıyı düşünürseniz beyniniz o işi olmuş gibi kabul eder ve yeterince çaba harcayamazsınız. Tam tersi olumsuz yaşanabilecek şeyleri de düşünmeyin. Sadece işinize odaklanın ve tutkuyla yapın.

2-Her gün yeni şeyler yapmayı deneyin!

Bir tasarımcısınız veya herhangi bir başka meslek grubundasınız, işiniz ve hayatınızla her gün yeni bir şey deneyin. Pratik yaptıkça yaratıcı akışınız hızlanacaktır.

3-Her gün kitap okuyun!

Okumak istediğiniz kitapları belirleyin ve aynı anda birkaç kitap okuyun. Ummadığınız bir anda çalışmalarınıza yaratıcı bir fikir bulabilirsiniz. Başladığınız kitapları, uzun zamana yayılsa da mutlaka bitirin.

4-Egzersiz yapın!

Zihin sağlığınız beden sağlığınıza bağlıdır. Sağlıklı ve mutlu bir zihin daha yaratıcıdır. Her gün mutlaka kısa da olsa, özellikle sabah biraz erken kalkıp vücudunuzu esnetin.

5-İnsanlarla konuşun!

Özellikle çok sık konuşmadığınız insanlarla kısa konuşmalar yapmayı deneyin veya fikirlerinizi anlatın. Hiç ummadığınız biri yaratıcılığınızı tetikleyecek bir cümle kurabilir veya size bir yol gösterebilir.

6-Alışkanlıklarınızdan uzaklaşın!

Yaratıcılığınızın gelişmesi için sürekli tekrarladığınız rutin şeyleri bırakın.

7-Kuralları yıkın!

Yaratıcı bir zihin için mevcut kurallar yokmuş gibi davranın. Her gün karşılaştığınız, hayatınızda olan ve farkında olmadan zihninizde yarattığınız kuralları irdeleyin.

8-Her gün öğrendiğiniz şeylere dair notlar alın!

Gün içinde öğrendiğiniz şeyleri not alın. Yaratıcı faaliyetlerinizde bu notlarınız işe yarayacaktır.

9-Müzik dinleyin!

Sizi motive eden müzikler dinleyin. Yaratıcılığınız üzerinde pozitif etkisi olacaktır.

10-Bulmaca çözün!

Her sabah bir gazete alın ve kısa bir süre bulmaca çözün. Kelime hazinenizin gelişmesi yaratıcı düşünme yeteneğinizi de geliştirecektir.